Yoga ve Kayak

Yoga eğitimimi Avusturya’nın Tyrol şehrinde, Kitzbühel kasabasında yer alan Sivananda Yoga Center’da aldım. Kitzbühel, Avrupa’nın en güzel kayak yerlerinden biri ve Alpler tüm güzelliğiyle bu kasabayı çevrelemiş durumdadır. Tabii ki ben eğitimimi Ağustos ayında almayı tercih ettim, hem soğuğu sevmem, hem de kalan minicik aralarda gezmek için Alp soğuklarının çok elverişli olmadığını düşündüm.

Kitzbühel’e gittiğimde broşürlerin çoğunda (doğal olarak) “Yoga ve Kayak” bir arada aktiviteler ve eğitimler gördüm. Açıkçası anlam veremedim. Ben de, Tyrol’de “Yoga ve Bitkiler” diye bir eğitim aldım ve doğanın içinde 1 hafta boyunca sadece otla beslenerek (!) bir yandan bedenimi diğer yandan bitkileri tanımayı deneyimledim. Ancak yoga ve kayak… Nasıl bir bağ var diye düşündüm, durdum.

yoga-ve-kayak

Geçtiğimiz hafta minik bir aile kaçamağı yaptık ve Bolu’ya kayağa gittik. Serdar çocukluğundan beri kayak yapan ve kayak yapmayı çok seven biri. Bense 30 yaşıma kadar kar tatili yapmamış biriyim. Kayak benim için oldukça yeni bir spor.

Arda’ya hamile kalmadan önce 2 günlük benzer bir tatilde ders almış ve ilk günün sonunda hocam “Dengenin bu kadar iyi olması hep yoga sayesinde” diyerek beni 2. Gün baby lift’e götürmeyip direkt piste almıştı.

Bu tatilin üzerinden 2 yıl geçince haliyle ben sıfırdan başlayacağımı düşündüm. Hatta belki eksiden! Zira hamile kalmış, doğurmuş, bu süreçte her ne kadar yoga ve pilates yapmaya devam etsem de kaslarımın gücünü yitirmiştim.

Hocayla baby lift’e çıkmamızla inmemiz takriben 5 dakikamızı aldı. “Hiçbir şey unutmamışsın, harika!” diyerek beni hemen piste yönlendirdi. Yukarıdan ilk inerken ben bile kaslarıma inanamıyordum; dönüşlerim gayet sağlam, dengem eskisinden bile iyiydi.

Kayarken bir yandan hocam bana sesleniyordu: “Bak bunlar hep yoganın sayesinde!!”

Yoga ile tam olarak nasıl bir alakası var diye oturup düşündüm, şunu anladım:

  • Nefes: Kayarken nefesim beni merkezimde tutuyor, heyecanımı ve artan kalp atışlarımı dinginleştiriyordu.
  • Beden farkındalığı: Yoga yaptırırken hep üstüne basa basa hatırlattığım şey bedenimizi pozun içindeyken gözlemlemek ve farkında olmaktır. Hangi kasım çalışıyor, hangisi serbest, sırtımın neresi kasılı, neresi gevşek, ayak parmaklarım serbest mi yoksa kasıyor muyum? Kendim yoga yaparken de, öğrencilerime yaptırırken de bunlara çok dikkat eder ve ettiririm. Kayarken fark ettim ki beden farkındalığı çok önemli. Hocam sürekli “bayanlara şu kalçalarını dağa verdirmeyi bir türlü yaptıramam, ters gelir, sen hiç unutmamışsın ve otomatik yapıyorsun sanki” deyince fark ettim, bedenim otomatik dengesini buluyor. Bir de kayak ayakkabısı içinde parmaklarımı kastığımı fark ettim ve hemen “yoga parmakları”mı açtım. O zaman yere daha sağlam bastım sanki.
  • Kasların kuvveti: Her ne kadar pek çok kişi yoga yapanların oturup sadece “OMMM” dediğini sansa da o iş öyle değil! Kaslarımızı sağlam çalıştırıyoruz biz. Çok sevdiğim Güneşe Selam ve Savaşçı Pozlarının bana sağlam bacak kası olarak döndüğünü görmek keyif vericiydi.
  • Meditasyon: Ne alakası var demeyin! Kayarken yaşadığım odaklanma ve dinginlik hissi bana meditasyon yaptığımda yaşadığım hissi anımsattı. Aşağı doğru önlenemez bir hızla “akarken” düşüncelerimin içinde akıyormuşum gibi hissettim ve kayağı bir nevi “meditasyon” olarak yaptım. Çok keyif vericiydi, bir sonraki kayak kaçamağınızda deneyimlemenizi tavsiye ederim.

Elbette gün sonunda ağrıyan ve Laktik Asit biriken kaslarımı yine yoga yaparak rahatlatmak beni ertesi güne daha dinç ve ağrısız hazırladı.

İşte böyle, meğer “yoga ve kayak” hiç de alakasız değilmiş. Bedenin dinginliği ve diriliği kayak sporunda çok önemliymiş ve yoga yapmak bunun için çok doğru bir hazırlayıcıymış.

Bir sonraki kayak tatilinizde otelinizde yoga dersleri verilip verilmediğini sorabilirsiniz ya da yanınızda yoga CD’lerinizi götürebilirsiniz. Farkı fark edeceğinize garanti veriyorum!

Benzer yazılar

Yanıt verin.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir