Zorba

Geçen gün oğlum, bir arkadaşım ve arkadaşımın kızıyla bir cafeye gittik. Bizimkiler mekandaki çocuklara kıyasla epey küçük kaldılar ama oynuyorlar diye ses de etmiyoruz.

Derken oğlum ağlayarak beni yanına çağırdı (ki pek huyu değildir). Yanına gittim, “anne şu çocuk bana çok kötü ve ayıp sözler söyledi, kaydıraktan hızlı kaymıyormuşum” dedi. Çocuğun annesi de yakınımızda, “Bence arkadaşın doğru yapmamış oğlum, buradaki oyuncaklar hepinizin, sen de çok küçüksün, daha hızlı kayamazsın. Annesinin onu uyaracağına eminim.” dedim ama tabi ki annesi oralı bile olmadı.

Bu esnada oyun alanındaki çocuklar resmen terör estirmeye başladılar. Bir kız mesela, arkadaşımın kızının oyuncak bebeğini izin almadan aldı. Arkadaşım “Biz arkadaşlarımızın oyuncaklarını alırken izin istiyoruz, değil mi güzelim?” dedi, kız istemeye istemeye “alabilir miyim?” dedi, bizim kız “tamam” deyince enteresan bir gülümsemeyle uzaklaştı yanımızdan.

Oyun alanı iyice zıvanadan çıkmaya başlamıştı. Bizim çocuklar hiç oyun oynayamamakla beraber, etrafa zarar vermekten keyif alan bu çocuklardan kötü etkileneceklerini düşünen biz iki anne artık kalkmaya hazırlanıyorduk.

Tam bu esnada benim oğluma bağıran ve oyun alanındaki diğer erkek çocuklarının “çete lideri” durumundaki çocuk bir yavru kediye su attı. Benim şalterler de tam bu esnada attı sanırım!

“Çocuklar, ne yaptığınızı sanıyorsunuz? Lütfen kediye su atmayın!” diye haykırdım.

Hepsi bir ağızdan “Atarız, ne var yani, hadi daha çok atalım” dediler.

Arkadaşımla beraber, dehşet içinde durdurmaya çalıştık. “O bir yavru kedi ve üzerine su atılmasından hiç hoşlanmadığına eminiz. Başka bir canlıyı rahatsız etmeye hakkınız yok!” dedik.

“Biz bundan keyif alıyoruz” dediler.

Anneleri bu esnada yandaki masada, gıybetin tam dibinde olduklarından olsa gerek, çocuklarıyla ilgilenme zahmetine hiç girmiyorlardı.

“Eğer başkasını rahatsız etmekten bu kadar keyif alıyorsanız birbirinize su atabilirsiniz” dedim, sinirlerime hakim olmaya çalışarak. “O kediyi rahatsız edemezsiniz. Derhal bırakın şunu” dedim.

İçlerinden biri “O zamaaaan… Buldum! Birbirimizi öldürelim!” dedi.

Bir diğeri “Boğazımızı keselim” dedi.

Benim oğlana bağıran “Bomba atalım bence” dedi.
İlk konuşan çocuk “Atom bombası atalım bence, onun çok daha etkili olduğunu duymuştum.” Dedi.

Yazarken bile ellerim titriyor…

Bu nesil mi bizim geleceğimiz? Zorba, şiddet eğilimli, kusura bakmayın ama bana göre MANYAK!

Arkadaşımla apar topar çıktık mekandan.

Bizim çocuklarımız da böyle mi olacaklar? Her ne kadar iyi eğitim vermeye çalışırsak çalışalım, onlar da böyle çocuklarla bir arada okuyup onlara mı benzeyecekler?

Ya anneleri? Zamanla çocuklarına söz geçiremediklerinden uyarmayı mı bırakmışlar yoksa hep mi böylelerdi?

Kendinden küçüğü hor görmek, kendinden daha savunmasızı rahatsız etmek nasıl bu kadar normalleşti?…

Nasıl bu kadar zorba bir toplum olduk? Haberlerde her gün gördüğümüz taciz, tecavüz, kadın cinayeti haberleri mi bizi hissizleştirdi, yoksa kılık-kıyafet-yaşam tarzına göre yargılayabilmenin normalleşmesi mi?

Üzgünüm, korkuyorum, umutsuzum.

Kedileri sakın ıslatma oğlum..

Bu yazıyı paylaşmak ister misiniz?

Benzer yazılar

Yanıt verin.