Hayattan bir gamzeli anne geçmiş…

Bazen başını kaldırırsın ve o an bir yıldız kayar, aynı ana yüzünde istemsiz beliren gamzeler eşlik eder. Böyledir bazı hayatlar; bir bakarsın var, bir bakarsın yoktur. İşte bu hayatlardan bir tanesi de, Gamze Akbaş’a aitti. Belki kayan bir yıldızdı ama kabul edemedi bu Dünya’dan gitmeyi. Gamzeleriyle Gamze Anne sonuna kadar direndi ama her bedenin bir dayanma sınırı vardı elbet. 2. kez nükseden kanserden de kurtuldu ama bu uzun süreçte eridi Gamze.

Birçoğumuz 2 sene evvel oğluna yazdığı veda mektubuyla tanıdık gamzeli anneyi. Sonra televizyon kanalları ve gazeteler aracılığıyla tüm Türkiye’ye sesini duyurdu. Amacı Dünya’ya kazık çakmak değildi. Varsa yoksa bal yanak Atakan’dı her şey. Her anne gibi evladını hayata annesiz teslim etmek istemedi.  Hastalığının neredeyse tüm süreçlerinde blogunda yazmaya devam etti gamzeli anne. Bazen inancını kaybeder gibi oldu ama oğlu gelince aklına teslim olamadı. Bırakamadı kendini bir türlü. Onca zaman ölümün pençesinde yaşadı ama ölüm korkusundan bahsetmedi hiç çünkü onu üzen bu hayata veda ediyor olması değil, sadece oğlu için yaşadığı gelecek kaygılarıydı. Onun büyüdüğünü görebilmek için ayakta durmaya çalıştı hep. Ve evlada çaktırmadan nasıl ölümle pençeleşilir bizlere gösterdi. Çok sevdiği eşi de, her anında yanındaydı.

Sonuç belki istediği gibi olmadı ama yaşam amacı olan bir başarıya imza attı. Bizlere ilik bağışında bulunmanın önemini öğretti ve kendisinden sonra ilik bekleyen binlerce kişinin iyileşmesine ve iyileşecek olanlara vesile oldu. Çok zayıf olan ilik bankalarımızın bağışlarla dolmasını sağladı. Hepimizin potansiyel birer kanser hastası olduğunu hatırlattı. İkinci kez kanseri yendi ama kemoterapinin ve  kortizonun etkisiyle vücudunda onarılması güç hasarlar meydana geldi. Çürüyen kemiklerine platin takıldı, ciğerleri de iflas durumundaydı. Başımız ağrıdığında hayata küsen bizlere ağrılar, acılar içinde 35 kiloyla nasıl dimdik durulur gösterdi. Kendine mekanik anne diyordu ve umrunda da değildi ağrıları. Umrunda olan kısmı Atakan ile oyun oynayamıyor olmasıydı. Her şeyin başı sağlık öylesine bir cümle değildi onun için.  Gözlerinden ve gamzelerinden fışkıran yaşam sevgisi yavaş yavaş ölen bedeniyle adeta savaş halindeydi. Bu bedende olmadı belki ama Gamze o parlak ışığıyla oğlu Atakan’ın koruyucu meleği oldu. Acıları dindi artık gamzeli annenin. Ruhu da, bedeni de, mutlak gerçeğe kavuştu.

Atakan’ın yüzüne bıraktığı miras olan gamzeler şuan belki gözükmüyor. Ama Atakan emin ellerde büyüyecek. Gün gelecek Atakan başını kaldırdığında kayan bir yıldız görecek ve o anda oluşan gamzelerinde yaşayacak gamzeli anne…

Benzer yazılar

Yanıt verin.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir