Anne beni merak etme, ben Özgecan

Anne beni merak etme.20.00’de evdeyim. Ben Özgecan…” Özgecan’ın annesine gönderdiği en son mesajı…

Anneler hep merak eder. Sen merak etme dersin ama azıcık geç kalsan annenin kalbi çarpar. Babanın yüreği ağzına gelir. Belli etmez bir baba, oysa dışarıda var olan bir boyuttaki dünyanın, anneye göre daha çok farkındadır. Oysa soğukkanlılığını daha çok korur anneye göre…

Merak etme diye mesaj atmış, gelir elbet… Kızımın telefonu bozuk. Yavrucuğum yine de merak etmeyelim diye haber vermiş. Saat 20.00’de evdeyim dediğine göre karnı açtır. Ben sofrayı hazır tutayım.                                                        
Bir anne sofra hazırlarken, baba saate bakarken önce yavaşça meraklandırmadan zaman geçtikçe büyüyen bir çığlığın içindeyken Özgecan neler yaşamaktadır? Yaşadığı kabusun içinde bile anne babasına kıyamaz Özgecan’lar.

Evlatlar, anne babalarının ne kadar üzüleceğini düşünür o anda bile… Bunu aklından geçirir. Hele ki kız çocukları… Bilirler ailelerinin onları daha çok merak edeceklerini… Merak etme dedi oysa artık saat ilerledi ve merak etmemek mümkün mü? Acaba başına bir şey mi geldi sorusunu Allah hiçbir anne babaya sordurtmasın. Hele evlat acısını kimse yaşamasın bu yeryüzünde… …

Ve sen, başkasına yaşattığın vahşetle en çok kendi annene tecavüz ettin. Kendi anneni bıçakladın. Onun yüreğini yaktın.

Emekle nasıl büyütülür bir çocuk? Senin dünyan oluyor çocuğun, sana emanet verilmiş ve onu yetiştiriyorsun. Dilinde bir duayla Ya Rabbim onları hayırlı insanlarla karşılaştır diye…

İnsanlığa sığmayan bir şey bu ve tüm bunlar olup biterken anaların babaların canı yanıyor.

Ve tüm kötü duaları bile bu kişinin yerine bir anne aldı. İşte horlanıp kötülenen kadın öylesine fedakâr. Oysa yine cezanın kesildiği kişi bir kadın oluyor. Tüm küfürleriyle herkes bu sapkın enerjiyi besliyor ne üzücü ki… Öte yandan Özgecan bu rolü, birçok insanın başına gelmesin diye kendisini kurban etmiş bir varlıktır diyerek onu yücelten yazılar var. Yüceltilmesi gerektiği kesin… Aynı zamanda toplumsal farkındalık için illa kurban mı vermemiz gerekiyor? Bu düşünceyle toplu aydınlanmanın acı ile olacağını beslemiş olmuyor musunuz?Bunları yazarken, ‘Annesi ne hissetmiştir?’ bunu düşünmek dahi şu anda gözlerimi dolduruyor. Utanıyorum bunları yazıyor olmaktan…

Anne merak etme yazıyor ya en son mesajında Özgecan… Annesi merak etme, onun ruhu biliyor yuvaya gittiğini… Eve dönüyordu Özgecan, eve döndü.

Yolu ışık olsun, ailesine sabır diliyorum.

Artık birçok insan dolmuşa otobüse binmeye cesaret edemeyeceğine, herkes tek başına da kalsa güven içinde gidebilsin evine… En ufak bir bakışla bile karşılaşmadan… Güven içinde… Artık kadınlar hor görülmesin. Onları korumak için tecrit etmeye gerek kalmadan nefslerine hakim olabilecekleri eğitimlerden geçsin insanoğlu.

Artık anne merak etme diye mesaj atmaya gerek duymasın çocuklar. Uyanın, uyandırın…

Anne merak etme diye mesaj atılan anne, kızıma toprak atmayın diyen baba hep bekleyecek çocuklarını… Yıllar geçecek ve onlar hep bekleyecek…

Başka anne babaları bekletmeyin o pencereler önünde. Çocuklarınızı sağlıklı bireyler olarak yetiştirin. Kadınları veya herhangi birini cinsiyet gözetmeden insan olarak görmeyi öğretin. Onlara saygı duymayı öğretin. Bütün çocuklarınıza ahlaklı olmayı öğretin. Bunu onları ayrı sıralarda oturtarak,onları uzak tutarak yapmayın.

Sorumluluğunuzu alın ve uyanın. Sorumluluğunuzu alın ve uyandırın.

Benzer yazılar

Yanıt verin.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir