Bilincimiz Aydınlanıyor Güneş Yay Burcu’nda

Bilincimiz Aydınlanıyor  Güneş Yay Burcu’nda Ezoterik Yay Burcu

Vakitler artık kışa girdiğimizi haber veriyor Güneş Yay Burcu’na girince artık yavaş yavaş kış mevsiminin soğukları kapımızı çalmaya başlar içinde bulunduğumuz yılın son günlerine doğru ilerliyor oluruz. Doğanın sessizliği bizi huzura doğru sürükler. Ateş elementinin değişkeni olan Yay Burcu döneminde soğuyan havanın aksine hayatımızda dışa doğru açılmaya, keşfetmeye, ferahlamaya, genişlemeye, bilinçlenmeye, etik olmaya, aşka daha hevesli oluruz ateşin iyimserliğidir bu sanki bir şeylere olan inancımız her şeyi çözebilecek güçtedir. Akrep Burcu’nun içe dönük biraz karamsar enerjisinden çıkıp Yay Burcu’nun pozitivizmini deneyimleyeceğiz önümüzdeki 1 ay boyunca. Yöneticisi Kova Burcu’nda olan Jüpiter zihinsel algımızın derinleşip anlamlandırma mekanizmamızı daha felsefi-manevi yöne doğru akmasına yardımcı olurken artık bize hizmet etmeyen bakış açılarını da üzerimizden arındırarak hakikate doğru yürümemiz için destek veriyor.

Güneş Yay Burcu’na geçtiği an da Güney Ay Düğümü (ruhumuzun geçmişi) ile kavuşacak. Bu kavuşumun geçmişte çözemediğimiz sorunlar varsa o sorunların çözülmesi için tekrar karşımıza çıkarması olası.

Yay özgürlüğün ve kaşifliğin burcudur. Yay kaşif ruhuyla uzak diyarlara özlem duyar hep bir ayağı kapıda gibidir gitmek için değil keşfetmek için herkesle ilişki kurmak ister farklı kültürleri anlamaya öğrenmeye dışa doğru açılmaya, alışkın olduğumuz değil daha önce tanıyıp bilmediğimiz yeni olana açılan ruhumuzun penceresidir. İyimserliğiyle, yapıcılığıyla, zıtlaşmak istememesiyle Yay Burcu hayatımızda önemli bir yere sahiptir. Yay Burcu aslında karşıt burcu olan İkizler gibi (Merkür) zihinsel teorik olarak bilmek değil kalbi olarak genişleyerek kabul ve inanç prensibini anlatır. Yay burcu da en çok kendine inanır hep özel olduğuna inanır. Bu kendine olan inancı en ilkel boyutta- nefsani yönüne düştüğü zaman gerçeklikten uzaklaşarak bazen o kadar gözlerini kör eder ki başkalarının fikir ve inançlarına saygı duymayarak kocaman bir kibir yaratır kendi algısında inanmaya olan tutkusu bazen fanatizm boyutuna ulaşabilir. Yay; inanır, ilahiyatın gücüne inanır, sıkışmışlık, dar kalıplılık, aşırı kuralcılık ona göre değildir lakin bu genişlemeyi dünya hayatında kalıcılığa taşıyıp uygulamaya geçirmek için Satürn’ün düzen inşa etmesine yani bir içsel disipline ihtiyacı vardır. Aksi takdirde aşırı genişleme ve özgürlük tutkusuyla bir dikiş tutturamayıp kaybolup dağılıp gitmeye de çok eğilimdir. Ateşin değişkeni olduğu için Yay sevdiklerine bağlıdır ama sadık mıdır? Bu konuda oldukça sabıkalı olan Yay aslında kendisi ne kadar farkında olmasa da hayat onu hep bu konularda sınar. İlişkilerinde etik kuralları uygulaması gerekmektedir.

Yay Burcu aşırı iyimserdir hatta Polyanna derecesine ulaşır bazen her şeyi halledip çözebileceğini düşünür çıkabilecek sorunları yok sayar ve onları çözmeyi düşünmez daha doğrusu sorun çıkabileceğini pek düşünmez karamsarlık ona göre değildir. İkizler’in karşıt burcu olduğu için düşünüp mantıklı bir şekilde ilerlemek yerine sonsuz iyimserliği nedeniyle inandığı şeyi başaracağına da inanır. Yolunu yordamını yöntemini hiç düşünmeden bazen gerçeklikten uzak olabilen inancıyla kendi kendini sabote ederek hiç ummadığı sorunlar içinde kendini bulabilir olumsuzluk sevmediği için sorunlara boğulduğunda ondan da kaçar. Jüpiter’in ona tanıdığı imtiyazı da bir yerden sonra ‘aklını başına topla’ durumlarını yaşatarak bazen geri çeker. Burada biraz farkındalıklı olmak gerekir.

Mitoloji’den tanıdığımız Zeus Titanların zalim tavrına karşına isyan bayrağını çekerek Olimpos dağlarında daha ‘insani’ yöntemlerle yaşamayı ister. Uzlaşma, anlaşma, hoşgörüsüyle ünlü olan Jüpiter kişisel hayatlarımızda ise içimizdeki bu yönü anlatır. Yay Burcu’nun ezoterizminde ateşin dağılan tavrıyla aslında içimizdeki ilahi bilinci (insani bilinç-insanı kamil) etrafımıza yaymak/aktarmak isteme güdümüzü de anlatır. Yay Burcu’nun sembolü yukarıya doğru ok atan bir insan kafası alt tarafı at şeklinde olan ‘sentor’ dedimiz yarı ilahi yarı beşeri olan bir semboldür daha derinden bakarsak nefsani özelliklerinden arındıktan sonra derin ilahi bilgiyi (bilgide genişleme) dünyaya aktarmakla görevlidir. Yay ilahi bilgiyi İkizler yoluyla dünyaya aktarır Oğlak ise bilginin sistemli bir şekilde uygulanması için bir düzen inşa eder. Bu yüzden din adamları Yay Burcu ile anılır. Jüpiter hayata bakış açımızdaki derin felsefedir ilahiyat algımız ve bunu ne kadar hayata geçirdiğimizdir aynı zamanda yüksek öğrenim yüksek eğitimdir . Bu yüzden kısıtlı zihinsel inanışlara değil farklı olanı da keşfederek hayatın anlamını derin felsefi bakış açılarında da arayıp ‘anlam’ bulma çabamızdır. Farklı bakış açıları bizi zihinsel olarak genişletir anlamlandırma mekanizmamızı derinleştirir ve içselleştirir anlamış olmak içimizde hoşgörü yaratır. Sorunları kavga gürültüyle çözmeyi değil anlaşma-uzlaşma yoluyla çözmemize yardım eder. Aynı zamanda Jüpiter İlahi kanunları koyan ve temsil edendir. Jüpiter kanunları koyar Satürn uyulup uyulmadığını kontrol eder. İçimizdeki ahlak algısı ve bunun bekçisidir. Jüpiter oldukça ciddidir. Jüpiter retrolarında geçmişe dönük ahlaki değerlerimizi dünyada nasıl uyguladığımızla sınanırız.

Mitolojik olarak Zeus’un çapkınlıklarını hepimiz biliriz bunu düz bir hikaye olarak okursak çok da bir anlam ifade etmez aslında anlatılmak istenen şey insanda olan ilahi bilincin dişil enerji yoluyla çoğalıp yayılmak istemesidir. Bu bilinci taşırken beşeri-nefsani yönüyle yanlışa düşebilen insan hayatının Yay Burcu dönemini yaşadıktan sonra hayatın Oğlak Burcu aşamasında artık daha olgun daha etik bir dönemi yaşamaya başlar. Ancak o zaman Yay Burcu’nun nefsten arınmış doğru bilincini yaşamaya başlar. Zeus’u bu kadar anmışken Juno’yu anmamak olmaz Jüpiter’in eşi olan Juno aslında eş derken ‘dengi’dir. Aynı ilahi bilinç dişil figürde de vardır ve Zeus Juno’ya kendisine çok benzediği için (ayna olduğu için) aşıktır ve resmi olarak Zeus’un eşi kabul edilen dişil figürdür. Beşeri yönü tarafından çok fırtınalı bir ilişki olsa da Juno bu efsanede tektir. Bu yüzden sinastri haritalarında kişilerin Jüpiter ve Juno açılarına bakarız.

Jüpiter’imizin bulunduğu burç ahlak algımızı da yönetir. Kişisel haritalamızda bir Jüpiter Oğlak ile Jüpiter Boğa’nın Allah’ı anlamlandırma algısı ve yöntemi aynı değildir biri zorluklar yoluyla daha katı kurallara bağlı daha Satürnyen yaşarken diğeri ise Venüs konularıyla aşkla kendi bu algıyı içinde yaşatır.

Güneş’in Yay Burcu’nun ateşinde parlamasının hepimize hayrlar getirmesini dilerim.

Yazar Hakkında

Benzer yazılar

Yanıt verin.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir