Hep Var Olan

Dün ya da zamanın bir noktasında var olmuş herhangi bir şey, öz olarak aslında daima vardı. “Hep Var Olan“, şekilden şekle aktı sadece ve bazen, bazı gözler için görünmez oldu.

Hep Var Olan

Tarih öncesinde yaşam, sözsüz bir birlik halinde akıyordu. Tarihle yaşam söze döküldü ya da tam tersi yaşam söze (simgelere) döküldükçe bugün bildiğimiz anlamda tarih ortaya çıktı. Sözler ve simgeler dolayısıyla yaşamın gerçekliği, mesafelere yenik düşmeye başladı. Gerçeklerle gerçeklerin simgeler üzerinden ifadesi arasına sayısız yalan; varsayım, algı, yanılgı, beklenti vs. karıştı. Zihin, yaşamı örtmeye ve onun gerçeğini ele geçirmeye başladı.

Türlü biçimlerde “tapınma” eğilimi, mesafeleri daraltmak ve sessiz birliği idrak etmek arzu ve niyetinin tezahürü ve ta kendisidir. Üstelik biçimden, hareketlerin ne olduğundan ve sarf edilen sözlerden bağımsız olarak bu böyledir… O yüzden başkalarının “tapınma biçimlerini” yargılamak ya da eleştirmek, tapınmanın özünü hiç anlamamış olmaktır. Tapınmak, “hakikati özlüyorum” demektir. Hoş her şeyi kirleten insan zihninin, tapınmayı da hakikat ile arasına bir başka mesafe (yalan) olarak koyması kaçınılmazdır. O yüzden hakikat arayışında niyetin saflığı ve samimiyet ne yaptığınızdan ve nasıl aradığınızdan kat be kat daha değerlidir.

Saf tapınma eğilimi, başlangıçta dışsal bir güce yönelir. Çünkü “mesafesiz” ve “sessiz” bir iletişim yolu kalmamıştır. Ama samimi hakikat arzusu ya da niyeti dolayısıyla insan zihni sessizliğe eridikçe tapınma, basitçe insanın kendi özü ile daha dolaysız bir iletişim kurması ve kendine yakınlaşması için bir yol olmaya başlar. Bu yolun devamında, tapınma eylemindeki her hareket, her söz, her biçim önemsizleşir ve tapınmanın her anı, ilahilik ile dolmaya başlar. En nihayetinde bu hâl yaşama da yayılır ve yaşamın içindeki her söz ve eylem daimi bir birlik hissi ve ilahilikle dolmaya başlar. İnsan kendiliğinde, sükut deminde, “Hep Var Olan“a temas ettikçe ve bağlandıkça zenginleşir.

Benzer yazılar

Yanıt verin.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir