Kimlik

Kimlik, yani bizim kim olduğumuzu söyleyen, bizi bir diğerimizden ayırmak için devlet tarafından verilen şu resmi belge. Senin adın, kaç numaralı vatandaş olduğun, doğum yeri, anne / baba adı gibi bilgiler haricinde özde kim olduğumuzu pek fazla anlatmaz.

Yasal olarak kim olduğun bellidir, peki senin, kendin ve çevren için kimsin. Devletin verdiği kimlik belgen gibi sabit hep aynı kişi misin? Yoksa, evrendeki diğer her şey gibi sürekli devinim gösteren bir varlık olabilir misin?

Üstünde taşıdığın rollerin toplamı = Kim olduğun, Kimliğin.

Doğduğun andan itibaren hayat yolculuğun bir ailenin yeni üyesi, bebeği veya birisi için yeğen, kuzen rolü ile başlar. Bir çocuğun arkadaşı olursun, zamanı gelir okulda öğrenci olursun. An olur, kardeş rolü yazılır, ya da bu rol senin için hiç yazılmamıştır. İş hayatında belki patron, belki işçi, öğretmen, memur ya da herhangi bir rolde görebilirsin kendini. Bu rolleri bazen önümüze koyar ya da zorlar hayat, bazen de biz seçim yaparız karşımıza çıkan rollerin içinden. Gün gelir en sevdiğin kişinin sevgilisi, eşi, kocası / karısı olur rolün. Bir ebeveyn rolü olabilir belki hayatında, belki de olmaz. Hayat yolculuğuna başladığımız andan itibaren sürekli olarak bir takım rollerin içinde kimliğimizi bulma ya da gösterme gayreti.

Güneş gibi ol şefkatte, merhamette.
Gece gibi ol ayıpları örtmekte.
Akarsu gibi ol keremde, cömertlikte.
Ölü gibi ol öfkede, asabiyette.
Toprak gibi ol tevazuda, mahviyette.
Ya olduğun gibi görün, ya göründüğün gibi ol.

Ne güzel söylemiş büyük üstat Mevlana Celaleddin Rumi; “Ya Olduğun Gibi Görün, Ya Da Göründüğün Gibi Ol.” Sevgi, saygı ile dolu olmalı, anın tadına varıp, mutlu olmalı insan. Hepimiz içinde bulunduğumuz şu hayat yolculuğunda, hangi rolün içerisinde olduğumuza bakmaksızın kendimiz gibi benzersiz olalım.

Eşsiz ve muhteşem hayatlar OL’sun

Benzer yazılar

1 Yorum

Yanıt verin.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir