Özün dilinden anlamak

Bütün bedenlerin içinde yaşayan öz var. Bizler maddi yaşamı tecrübe eden maneviyatız. Her zaman her yerde olan, her şeyi görüp bilen, herkesi koruyup kollayan öz, bizimle, içimizde. Onunla bağ kurmaktan, iletişime geçmekten, onu dinlemekten ve duymaktan bahsedip duruyoruz. Nasıl yaparız, yöntemi nedir, ne kadar zaman alır diye öğrenmeye çalışıyoruz. Maddi hedeflerden vazgeçen ego, maneviyata göz dikiyor; maddiyatla kamaşmayan gözler, maneviyatla kamaşmaya başlıyor. Halbuki öz, egonun gözüne görünmez; ancak kalbin gözüne görünür.

İnsanın öz ile bir olduğu en temel gerçek; fakat insan, bu gerçeği idrak etmek için, kendinin farkında olmak zorunda. Kim olduğunu anlayana kadar, her zaman onunla olan, hatta kendisi olan özün ona yol göstermesine ihtiyacı var. Evrenin mesaj göndermeleri, gelen işaretler, tesadüfler, totemler, sayılar, semboller, hepsi insanın öz ile bir olduğunu anlayabilmesi için.

Özün dilinden anlamak

Peki öz neden bizimle bu dilden konuşmak istiyor?

Öz, bizim dünyevi yaşamımızda tekamül yolunda yaşayacağımız her şeyde bize yol göstermek için bizimle. Cevaplarını bizim bulmamız gereken soruları biliyor; fakat bizim yerimize cevapları veremez. Cevaba giden yolu takip etmemiz için bize yol işaretleri bırakıyor. Yolda gördüğümüz işaretler arasından kendi özümüze ait olanları fark edeceğimize, kendimizde olanı görünce tanıyacağımıza güveniyor; çünkü kendinde olanı tanımak, insanın doğasında var.

İnsan kendisini anlatan lafları üzerine alınır, kendi beğenilerini yansıtan ya da yadırgadığı şeyler insanın gözüne çarpar. Bu doğal farkındalık, özün farkındalığı ile birleştiğinde, yol gösterici olur. İnsanın içinde ne varsa, özün anlatmak istediği de odur. Yol işaretlerine anlam kazandıracak olan, insanın kendinde olanı tanımasıdır.

Yazar Hakkında

Ethereal Blossoms of Soul * Inspiration by spirit inside @etherealblossomsofsoul

Benzer yazılar

Yanıt verin.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir