Yeni çağda insan gerçekliği

Her geçen zaman diliminde yaşam koşullarının zorlaştığı, insanların toplumsal ve sosyal ilişkilerinin sağlıksız oluştuğu ve de bireyin giderek yalnızlaştığı bir süreci acımasızca yaşayan bir toplum haline geldik. Bunun sadece belli bir coğrafyanın ya da belli bir bölgenin veya belirli bir kültüre ait olan insanlar topluluğunda aramak değil, genelde dünyamızda insanlık en acımasız ve giderek en sosyal olmayan duruma doğru hızla gidiyor.

Mevcut durumu aşmak herkesin birincil görevi olmalıdır, konuyla alakalı görüş ve önerileri olanların mevcut koşulları aşması noktasında önemle adım atmaları gerekir, başarmak isteyen kişi veya kişilerin sistemin çarklarını bahane etmelerine gerek yok, her koşulda başarının yolu asla ve asla tıkanmayacaktır. Kişinin eyleminin merkezinde insani değerleri varsa, düşüncesinin temelinde de yüreğindeki sevgisiyle buluşmasını sağlamasını başarmış ise, çevresinde herhangi sebeple oluşmuş negatif duygulardan kesinlikle etkilenmeden yoluna devam etmesini bilecektir.

yeni çağda insan gerçekliği

Etrafında sistem içi fikir sahibi ve oluşturulmuş yapay güçlerin, ona sen bu zorlu koşulları aşarak başaramayacaksın söyleyen felaket tellallarına onun kulakları kesinlikle kapalıdır, çünkü o başarıya odaklamıştır kendisini. O bilir ki başarıya odaklanmış kişilerin bazen yaşanacak olan yenilgileri bir tecrübe sayarak yollarına devam ederler.

Bu durumun ta ki onu ve onları hedeflerine ulaştırıncaya dek devam ettiğini hafızalarında bilgi olarak tutarlar. Varoluş yaratıcılığı itibariyle, hiç kimsenin başkasına mahkum edilmesi için var etmemiştir. Varoluşta sadece egosunun esaretinden kurtulamamış bireysel davrananların kendilerine tayin ettikleri hedeflere ulaşmaları için oluşturmuş olduğu engeller vardır ve sistemlerde o engellerin toplamıdır.

O halde, egosunun esareti altında sistemden etkilenmiş olanların varoluş gerçeği olan sevgiyle bilinçlendirilip ortak değerlerle kişilerin aydınlandığı zaman, sistemin işe yaramazlığı ortaya çıkmış olacaktır ve insan denilen varlık, toplumsal ve sosyal ilişkilerinde sevgiyi büyüterek çoğaltacak, böylece de yalnızlaşma sebepleri ile sistemin çemberinden tez elden kurtulmuş olacaktır…

Benzer yazılar

Yanıt verin.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir