Sema Mukabelesi

Sema Mukabelesi, yüzyıllardır süregelen bir Mevlevi ayinidir. Hz. Mevlana zamanında başlayan, oğlu Sultan Veled ile torunu Ulu Arif Çelebi zamanında ise tam bir disiplin içine alınan sema, icra edilirken ve izlenirken kendine has sembolleri olan bir ayindir. Konya’daki Mevlana Kültür Merkezi’nde izlediğimiz Sema Mukabelesi sonrası izlenimlerimi paylaşmak istedim. Mukabeledeki her şey, derin bir manaya ve ayrı bir güzelliğe sahiptir.

Sema, sözlükte “işitmek” manasındadır. Terim olaraksa musiki nağmeler dinlenirken kendinden geçip, dönmeyi ifade eder.

Sema, insanın yaratılışından insan-ı kamil olmaya doğru süren dönüşümünü anlatır. İnsan, nefsini terk ederek Hakk’ta yok olmalı ve kamil bir insan olarak tekrar kulluğa dönmelidir.

Semahaneye ilk olarak, kırmızı postu getiren semazen çıkar ve postu meydan kapısının tam karşısına kıbleye doğru serer. Bu kırmızı post, en büyük manevi makamdır ve Hz. Muhammed’i (S.A.V) temsil eder. Çünkü insan-ı kamil, Hz. Muhammed’dir. Bu kırmızı postun serilmesine Mevlevilik’te meydanı şerifi uyandırmak, denir. Postnişin denilen Şeyh ise tören alanında Mevlana’yı temsil eder.

 

Sema mukabelesi başlamadan önce neyzen, kudümzen, ayinhan ve naathanlar, Mutrip adı verilen musiki grubunu oluştururlar. Mutrip grubunun önünde sema alanı, tam karşısında kırmızı post vardır. Post ucuyla sema alanına giriş noktaları arasındaki çizgiye hattı istiva yani ekvator çizgisi denir ve bu çizgiye basılmamalıdır. Bu, birliğe giden en kısa yoldur.

Musikiyle beraber sema alanında şeyh ve semazenler üç defa devir yaparlar, buna Devr-i Veledi denir. Devr-i Veledi; ölümden sonra dirilmeyi, Şeyh’in önderliğinde sonsuzluk alemine yönelmeyi ifade eder.

Semazenlerin başındaki sikke mezar taşını, sırtındaki hırka mezarı, tennure de kefeni simgeler.

Semazen semaya üstündeki siyah hırkayı çıkartarak başlar, bu sembolik olarak, hakikate doğuşu ifade eder. Kollarını bağlayarak bir rakamını temsil eder. Böylece Allah’ın birliğine şehadet eder. Semazenler tek tek şeyhin elini öperek, izin alır ve semaya başlarlar.

Sema meydanında tüm yaradılış sembolize edilmektedir. Semazenler de, tıpkı gezegenler gibi dönerler ve Allah’ın sonsuzluğuna teslim olurlar. Çünkü Mevlana’ya göre sema, atomların ve gezegenlerin böylesi düzenli ve ahenkli dönüşlerini yansıtan bir tefekkür ayinidir.

“İnsanı Allah’a götüren pek çok yol vardır. Ben sema ve musiki yolunu seçtim. Musikinin ahenginde bir sır gizlidir. Ben bu sırrı açıklayacak olsam, dünya alt üst olur.” Hz. Mevlana

Sema, her birine Selam adı verilen dört bölümden oluşur:

Birinci Selam, insanın kendi kulluğunu idrak etmesidir. 

İkinci Selam, Allah’ın büyüklüğü ve kudreti karşısında hayranlık duymayı ifade eder.

Üçüncü Selam, bu hayranlık duygusunun aşka dönüşmesi ve Allah’la bir olunmasıdır.

Dördüncü Selam ise insanın yaratılıştaki vazifesine yani kulluğa erişmesine işaret eder. İslam Dini’nde en yüce makam, kulluktur.

Son dualar Allah’ın adı olan HU nidaları ile yapılır. Aşk ile HU…

 

Sema Mükabelesi

Sema izlerken dikkat edilecek hususlar :

* Sema bir gösteri değildir. Bir gösteriyi izler gibi izlenmemelidir.

* Mukabele sırasında konuşulmamalı ve ayakta durulmamalıdır.

* Flaşlı fotoğraf çekilmemelidir.

* Asla hiçbir kısmında alkış tutulmamalıdır.

* Ayin sonunda son semazen semahaneyi terk edene ve kırmızı post alınıp götürülene kadar kimse yerinden kalkmamalıdır.

“Gel, gel…

Ne olursan ol, gel.

İster kafir, ister mecusi, ister puta tapan ol, gel…

Bizim dergahımız ümitsizlik dergahı değildir.

Yüz kere tövbeni bozmuş olsan da yine gel…” Hz. Mevlana

 

Not: Fotoğraflar, yazarın kendisine aittir.

Benzer yazılar

Yanıt verin.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir