Sizin oyununuzdaki ŞAH kim

İnsan yaşamı bir satranç oyununa benziyor. Feda ettiklerimiz, kaybetmemek için çaba harcadıklarımız, mecburen bıraktıklarımız ve inadına koruduklarımız…

Satranç oyununda toplam 16 taş var. Bunlardan 8 tanesi piyon, diğer sekiz tanesi ise 2 kale, 2 fil, 2 at, 1 vezir ve 1 şahtan ibaret. Burada şah pozisyonunda olan biziz. Vezir ise daha çok yakın ilişkide olduğumuz kişiler oluyor, eşimiz, sevgilimiz, çocukken de bu vezir genelde anne ve babamız oluyor. Büyümüş varlığımız, bu oyun içinde, ana karakterler ve yardımcı karakterler ile yolculuğuna devam etmeyi öğreniyor.

Sizin oyununuzdaki ŞAH kim
Sizin oyununuzdaki ŞAH kim

Satrançta taşların ve tahtanın üzerine dizilişi, bizim hayat yolculuğumuzun akışını anlatıyor. Burada taşların yerlerini değiştiren, onları hangi yöne hamle yapması gerektiğine karar veren bir güç olan oyuncular dediğimiz bir karakter var. Bu oyuncu bizim hayatımızın doğumla başlayıp ölene kadar giden yolculuğumuzdaki bilincimiz, bilinçaltımız, ID’imiz oluyor. Biz bu oyuncu olarak gördüğümüz karaktere bazen kader, bazen ilahi plan, bazen de tesadüf diyerek onu anlamlandırmaya çalışıyoruz.

Satrançta hedef, kendimizi yani ŞAH’ı oyunun sonuna kadar her türlü atak ve saldırıdan koruyarak rakibe kaptırmamak. Asıl olanı yani kendimizi korumak için etrafımızda olan taşlarla da onun koruma alanını genişletiyoruz. Bu sahnede, sağımızda ve solumuzda yer alan fil, kale ve atlar bizim çok yakınlarımız oluyor. VEZİR, bu oyunda genelde, hayatın içinde en yakınımızda kim varsa o olmakta. Çocuklar için baba ya da anne figürü, büyüyen bizler için ise eş ya da sevgili, yaşlılar içinse çocukları ya da halen yaşıyorsa hayat arkadaşları olmakta. Vezir, Şah’ın sıkıştığı her yere hemen ulaştığı ve anında onu kurtardığı bu taşı genelde oyun içinde kaybetmek istemeyiz. Kaybetmek dedim de aklıma piyonlar geldi.

Piyonlar, bu hayattaki arkadaşlarımız, dostlarımız, tanıdıklarımız, öğretmenlerimiz, komşularımız ve iş arkadaşlarımız olmakta. Bunların oyun içindeki piyon olmasındaki sebep, onlarla yaşadığımız duygusal çatışmalar sonrasında hemen hayatlarımızdan çıkartıyor oluşumuz. Yani bir oyunu kazanmak için ya da bir eylemi gerçekleştirmek için ilk onları öne sürüyoruz, sürebiliyoruz. Böylece oyunun içinde yol alabiliyoruz. Oyundaki temel amaç oyunun sonuna kadar çok fazla taş kaybetmeden ilerlemek. Tabi oyun sadece piyonlardan ibaret değil. Atlar, filler, kaleler ve vezirimiz var.

Filler, atlar, kaleler en yakınlarımız oluyor oyunun içinde. O yüzden de bizimle aynı sırada diziliyorlar hayat kavgasına. Bu arada az önce arkadaşları, dostları piyon sınıfına koymuştuk fakat bazen öyle anlar geliyor ki hayatımızdaki Vezir karakteri, eşimiz, annemiz, babamız ve çocuklarımız yerine bu arkadaş ve dostlarımız olabiliyor. Bizim oyunumuz, bizim sahnemiz, bizim evimiz, bizim yaşantımız içinde bizimle var olan ve bizimle yol alan bu karakterler kimi zaman oyunun içinde kendisini feda ediyor kimi zamanda biz onları sahnede kalmak adına oyunumuzdan çıkartıyoruz.

Kaybedilen tüm taşlar kimi zaman bizim seçimimiz kimi zamanda karşı tarafın seçimi ile olmakta. Yani yaşadığımız her kaybın, kazancın sebebi bazen biz olmayabiliyoruz. O taşlarında bir yolu ve yolculuğu var ve hamlede karşımızda olan tüm seçenekler, sahnede olan o taşlar ve rakibimiz olan hayat içinde geçerli.

Sizin sorumluluğunuz o taşları hayatta tutmak yönünde olmamalı. Her taş kendi gerçekliğini sağlamalı yani onlarda kendi hayatlarında birer ŞAH olarak yaşamlarını sürdürüyorlar. Sizin hayatlarınızda ise bir vezir, fil, kale, at ya da piyon olabilirler. Önemli olan sizin kendi hayatınızın içinde piyon, fil, at, kale ve vezir olarak hareket etmemeniz. Oyunu her zaman kazanacaksınız diye bir şey söz konusu olamaz ve her oyun bittiğinde tekrar tekrar sahneye çıkıp oyunu sürdüreceksiniz. Yapmanız gereken, bunun bir oyun olduğunu fark etmek ve pes etmeden devam etmek. Siz başkalarının oyunu içinde farklı konumlarda yer alıp farklı hamleler yapabilir durumda olabilirsiniz fakat kendi oyununuzda Şah olduğunuz bilincini terk etmemeniz gerekiyor. Yoksa sizin oyununuz içinde iki tane Şah kendisi gibi davranarak, sizi oyununuz içinde piyon haline dönüştürebilir. Seçim sizin, oyun da…

 

Bu yazıyı paylaşmak ister misiniz?

Benzer yazılar

Yanıt verin.