28 Eylül Koç Burcunda Ay Tutulması

“Musa! Beri gel, korkma! Sen emniyet içindesin. Elini koynuna sok ki ayıpsız, ak pak çıksın. Yılgınlık halinde kanadını kendine yapıştır. İşte. . .  Rabbinden gelen iki beliğ mucizedir. . .

El Kasas, Kur’an

Son derece sıra dışı bir Eylül geçirip, Kurban yağmurlarıyla yıkanır yıkanmaz, güçlü bir tutulmaya yüzümüzü dönüyoruz. Öncelikle bu Ay tutulması, geçtiğimiz günlerde yaşanılan Güneş tutulmasıyla birlikte çalışıyor ve son derece tempolu bir günlük rutinler dizisini başlatıyor. İnsan ömrünü silip süpüren, adeta belleksiz bir yaşama yelken açtıran etkiler mevcut. Hep bir dönüşümden bahsedilir tutulmalarda, bu sefer dönüşümün “d”si bile aklımıza gelmiyor. Öyle bir rüzgar içindeyiz ki geçmişteki benliklerimizi şifalandıran yeni bir oluşumun yapraklarını süpürüyor olacağız. Biz insanların, başka insanlarsa bizim şifamız, adımız ve işimiz olacak.

Eylül ayıyla başlayan bu yapılanma, Mart’a kadar, tercihlerimizi değiştireceğimiz, adımızın önündeki unvanı yeniden düzenleyeceğimiz bir süreci aktive ediyor. Kendimizi ortaya koymakta tereddütlerimiz olsa da perdenin açıldığını ve artık sahnede olduğumuzu hissedeceğiz. Bu sırada pek çok kişi kendini buna hazır hissetmediğini söyleyecektir, ancak sahneden inmeyi değil, rolle birlikte akıp gitmeyi, yeni bir yaşamı içselleştirmeyi öğreneceğimiz günlerdeyiz. Kendimiz sandığımız davranışların bu ışıkların altında eriyip gitmesi bize öyle iyi gelecek ki, rol diye bir şey olmadığını – yaşamın her formunun “biz” olduğunu idrak edebiliriz. Burada kolay ve zor arasında duran, kendimiz olmayı mı yoksa kendimiz sandığımız şeyde ısrar etmeyi mi seçtiğimiz.

Bu süreçte en büyük ikilem;

Sorumluluklarımızdan vaz mı geçiyoruz, bizi tanımlayan sınırları kayıp mı ediyoruz, yoksa yaşamın güven veren yüzeyine yaslanıp, akıp gitmeyi mi seçiyoruz? Konusunda yaşanacaktır.

Kendimizle ilgili konularda, normalde tereddüt etmediğimiz yerlerde duraksadığımızı, sanki bir şeyleri bekliyormuş gibi adım atmakta zorlandığımızı hissedebiliriz. Ancak çalışkanlığımızı, el ve zihin becerimizi ortaya koyduğumuz işlerde harikalar yaratabiliriz, hatta yaratmalıyız. Çünkü bu süreçte bizi, yaşamı ve ömrümüzü değiştirecek olan güç, KARINCA’larda yaşam buluyor. Çocukken karıncaları takip edenlerden misiniz, bilmiyorum ama onlara bakıldığında, ince bir hat üzerinde hem çılgınca hem son derece dikkatli bir şekilde gidip geldikleri ve duyargalarıyla dokunarak anlaştıkları görülür. Önüne çıkan engele dokunurlar, ölçüp, tartarlar ve devam ederler. İşte bu Ay tutulmasının bizden istediği de tam olarak bu.

Tutulma Koç burcunun ilk beş derecesinde gerçekleştiği için hem duygusal hem de maddi anlamda bir ayakta kalma, birinci olma mücadelesini de beraberinde getiriyor. Artık kendimizi aşmak ve sınırlarımızın ötesine geçmek için harekete geçiyoruz. Bu aşamada limitlerimizi ve haddimizi çok derinden hissedeceğiz. Ancak bu yılgınlıktan ziyade bir bilinçlenmeye ve devam etme güdüsüne yol açacaktır.

Pek çok yerde bu tutulmanın fikir anlaşmazlıkları yaratacağını, afetler, çatışmalar ve sellerin Dünya’yı saracağını okumuş olabilirsiniz. Burada en büyük fikir ayrılığını kendi fikirlerimizden ayrılarak yaşayacağımızı söyleyebiliriz. Yaşamın en büyük sorularıyla ilgili fikirlerimiz, dondurmayı yeme stilimiz, hatta geleceğe yönelik düşlerimiz somut bir biçimde günlük yaşamın içinde şekil değiştirecektir. Bunu şöyle düşünebiliriz, bir görünmez silgi gelip kaşlarımızı silerken, bir görünmez kalem gelip o çok yerleşik mimiğimizi baştan çiziyor. Bu yapılanma iki buçuk yıl tik – tak sürerken, yepyeni bir yaşam düzenine geçiyoruz. Şuan aklımızda olan yaşam düzeninden çok daha farklı, sağlıklı ve pratik bir tanesine…

O halde neden bu tutulmadan felaket olarak bahsediliyor; çünkü tüm bunların oluşabilmesi, öncelikle bazı hastalıkların vahimleşmesi, bazı tedavilerin sıklaşmasıyla vücut buluyor. İlişkilere yönelik korkularımızın tetiklendiği, yaşlı olanların güç kaybettiği, hasta olanların hastalıklarının öne çıktığı, ancak tüm bunların bir şekilde telaş ve panik olmadan sakince yaşandığı ve güvenle atlatıldığı bir dinamik içinde olacaktır. Elbette bu dönüşümden herkes aynı zamanda ve şekilde değil, ama birlikte olmanın önemini ve güzelliğini hiçbir söz olmaksızın kavrayarak çıkacaktır.

ay tutulması

Nereden destek bulabiliriz?

Bu Ay tutulmasında bizi yaşama kökleyen ve etkileri kolaylaştıran şey, kısa eğitimler, seyahatler, yakın akraba ilişkileri, az ve öz konuşmak, çevremizdeki insanlara karşı sorumluluk almak ve bazıları gülecektir ama kurallara uymak olacaktır.

Bütçemizi, kariyerimizi ya da gelecek hedeflerimizi besleyen eğitimlere, çalışmalara, organizasyonlara ayırdığımızda istediklerimize ulaşabiliriz. İnsan ilişkilerinden güzel destekler bulabiliriz.

Tıptan, eğitim sektöründen, muhasebeden destek bulabiliriz. Ayrıca mütevazılıkten, tasarruftan, bilek hakkından en yüksek verimi alabiliriz.

 

Nerelerde zorlanabiliriz, neleri artık bıraksak iyi olur?

Konuşarak dert anlatmak, davranıştan çok söze önem vermek bu süreçte bırakılması gerekenlerin başında geliyor. Özellikle ilişkilerde, “Bizim ilişkimiz böyle, diğerleri şöyle, sen şunu yapıyorsun.” Gibi konuşarak yol kat etmeye çalışanlar, yalnız uyuyabilirler. Bu süreçte en güzeli, birinin film, diğerinin meyve alıp eve gelmesi, az konuşarak ama çok dokunarak iletişim kurmak ve karıncaları hatırlamak yönünde olacaktır.

İş yaşamında ise zam istemek, önemli riskli yatırımlar yapmak, yepyeni bir alanda imza atmak için uygun etkiler yok. Ekonomik anlamda tasarruf yapmak, hizmet etmeye öncelik vermek olumlu sonuç verecektir.

Bonuslar nereden geliyor?

Özellikle kredi, prim, burs, nafaka gibi konulardan bonus’lar toplanabilir. Uzun zamandır bankaya kredi borcu yapmış olanlar, kredi kartı ekstreleri gece rüyalarına girenler, bu süreçte rahatlayabilirler.

İş yaşamı olanların, bilgi ve belge yönetimine dikkat etmesi, önemli başarılar kazandırabilir.

Eğitimle ilgili konularda sağlam ve kalıcı adımlar atılabilir.

Uzun zamandır devam eden dava ve duruşmalardan adalet yönünde bir sonuç alınabilir.

Psikiyatrik tedavilerden ve şifa çalışmalarından en yüksek verim alınabilir.

Yurtdışı ve yabancılarla yapılan iş ve girişimlerde, kapalı kapılar ardında emek verilerek yapılan işlerde, olumlu ve hızlı gelişmeler olacaktır.

Hastane ve kurumlarla işbirliği yapılarak ilerlenen işlerde, engellerle karşılaşılacak ama olumlu netice alınacaktır.

İçinde bulunduğumuz dönemde, “Bir dur, bir ilerle,” şeklinde düşündüğümüzden yavaş ama yaşamın yönünü değiştiren bir gelişim izliyor olacağız. Bu süreçte pes etmemek, durduğumuz anları hayal ederek sürdürmek ve sonra yeniden harekete geçmek teması ağır basıyor. Yani mutlaka üzerinde çalıştığımız işlerde tıkanıklık olacaktır. O anlarda karıncaları hatırlamak ve çalışmaya devam etmek, değişen günlük yaşantımıza bir form verecektir.

 

Sevgi ve bilgelik dolu günler dileğiyle,

Işık olsun.

Benzer yazılar

Yanıt verin.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir