Acını seçmekte özgürsün

Geçen gün yaşadığım sıkıntılı bir olayın ardından şöyle bir duvar yazısına denk geldim: “Acını seçmekte özgürsün.” Buna tesadüf diyemezsiniz çünkü tam da o gün; “Niye bu sıkıntılar beni buluyor.” dememin ardından böyle bir duvar yazısı ile karşılaşmak, hiç de tesadüf olamaz.

Eskiden tesadüflere inanırdım yani karşılaştığım bu olayları tesadüf şeklinde yorumlardım. Ama artık ilahi mekanizmada tesadüf denilen olgunun olmadığını öğrendim. Öğrendikten sonra ise bu mesajlar (mesajlar diyorum çünkü hepsi birer mesaj verir nitelikte) daha çok karşıma çıkmaya başladı, sanki evren benimle konuşuyor gibi. Bir şey düşünüyorum; pat bir yazı, bir şeye canımı sıkıyorum; pat bir şarkı sözü…İşte yukarıdaki söz de tam böyle bir zamanda karşıma çıktı.

acini-secmekte-ozgursun

İnsan bedeninde tekamül eden bizler, enerjiden oluşan saf ruhlarız, tanrısallarız ve bu dünyaya deneyim kazanmak için geldik. Artık insanlık yeni çağ felsefesi ve kitapları ile bunu yavaş yavaş idrak etmeye başladı, fakat uyanışımız halen sürüyor. Bu gibi mesajları her gün görüp dikkat etmeyen o kadar çok insan var ki… Halbuki biraz bilinç, biraz dikkat ile bu mesajları akıl süzgeçimizden geçirirsek hayatımıza katkıları çok fazla olabilir. Yaşadığımız hastalıklar, üzüntüler, kavgalar, kırgınlıklar, acılar… Bunlar ne kadar negatif gözüken şeyler değil mi? Fakat öyle bir kurgulanıyor ki tam zamanında başımıza geliyorlar. Eğer bilinçliysek nedenlerini anlıyor ve çözüyoruz ama değilsek sürekli isyan ediyoruz. “Neden bunlar hep benim başıma geliyor”, “Neden bütün belalar beni buluyor”, “Neden bu kadar şanssızım” neden, neden, neden… Bu söylenmelerin bize bir faydası olmadığı gibi enerjimizi daha da düşürüp bizi daha da umutsuzluğa sürüklüyor.

Size kendimden örnek vermek isterim. Yakın zamanda bir hastalık geçirdim. Karnımda bir tümör keşfedildi oldukça da büyümüştü ve doktorlar biran önce ameliyat olmam gerektiğini söylemişti. Ve tabi ben de neden bu hastalık başıma geldi diye düşünüyor ama bir yandan da insanların bana olan ilgisi hoşuma gidiyordu utanmasam ameliyat olmayıp hastalığı yaşamaya devam edecektim. Tam da bu sırada hocam durumumu merak edip beni aradı, konuşurken; “Gülüm, acaba ilgi üzerine bir terapi mi yapsan; unutma hastalıkların da bir sebebi vardır.” dedi. Tam da bu noktada ben de uyanış başladı evet gerçekten de hastalığımı ilgi için kullanıyordum. Her neyse sonuç itibari ile kurtuldum çok şükür fakat bu bana ders oldu. Eğer anlamasaydım belki de halen niye ben şeklinde sürekli negatif söylemlerde bulunacaktım belki de hastalığım daha da ilerleyecekti. Burada sizlere bütün hastalıklar ruhsal durumumuzdan kaynaklanır demeyeceğim, bazı hastalıklar tekamülümüz için hayat planımızda olabiliyor. Ve biz bunu bilerek bu dünya hayatını deneyimliyoruz -tabi unutuyoruz bütün bunları.

İşte bu noktada uzun lafın kısası, hastalıklarınıza, sıkıntılarınıza dikkat edin, ruhunuz size sinyal veriyor olabilir! Ve tabi ki tesadüf diye bir şey olmadığını da unutmayın.

Benzer yazılar

Yanıt verin.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir