Yaratıcı ve üretici denklemler

Üretmek herkese mahsustur. Asıl olan yaratıcılıktır. Hayat, yaratıcı düşünceye göre gelişir.

Üretici düşünceler, sadece yenilik kazandırır. Gelişim için, yenilemek yeterli değildir. Yeni bir oluşum başlatmak için, girişimcilik ve özgüven gereklidir. Gerçekleri sezenler, yeni fikirler yaratır. Herkes gerçekleri anlayabilir ama kendine göre yorumlar. Kendine göre ürettiği fikirler, kendine fayda sağlar. Çünkü bilgiler dönüp dolaşıp, sahibini bulur.

Benzer etkilerin birbirini çekmesi, çekim yasasını oluşturur. Çekim yasasına göre düşününce, kendi ürettiklerimiz, bize geri döner. Genelleme ve bütünleme yaparak düşündüklerimiz, etrafa yayılır. Bu sebep ile, bilginin negatif ve pozitif kutupları var. Pozitif düşünce yönteminin, anlamını bulması için, üretilen düşüncelerin etrafa yayılması gerekmektedir.

Bilgi bize tekrar geri dönüyor ise, eksiklik ve kusur vardır. Bizi yok etmek isteyen bir savaşçıya karşı yapabileceklerimiz sınırlıdır. İhtiyaç duyduğumuz bir maddi gerekçe yüzünden, düşünceler anlamını kaybedebilir. Kaybettiğimiz bir değer yüzünden, hiç bir şey yapmamak isteyebiliriz. Her ne olursa olsun, hayat herkesi eşit kılabilecek bir sistem ile dizayn edilmiştir. Kopyalama yapabildiğimiz, anında öğrenebildiğimiz bir ilahi gücümüz vardır. Bu güç, bizim yaratıcılığımızın gizemini taşır.

Empati yaparak, bütüne odaklanarak, hayal gücümüzde yaratarak baktığımız, duyduğumuz ve hissettiğimiz her şeyi, bir anda kavrayabilecek ve geliştirebilecek, yaratıcı yeteneğimiz vardır. Bu yetenek, herkesi birbiri ile eşit bir noktaya getirebilecek bir özelliktir.

Herkes bilgiyi kavrayarak üretebilir. Önemli olan bilgiyi yaratabilmektir. Bilgiyi yaratabilmek için, alt yapısı yani bilinçaltının, sağlam temeli olan bir eğitim sistemi ile pozitif düşünce yapısını oluşturması gereklidir. Aslında farkında olmadan negatif düşünce yapısı ile doğruyu bulmaya çalışıyoruz. Bilgi oluşturmak, bir yetenek ile birleştiği zaman, doğru akımda bir yöntem kazanır. Bilinçaltı bu yöntemi, anahtar bilgi olarak kaydeder. Hiç bir yeteneği olmayan birisinden, muhteşem bir fikir duyduğumuz, yeni bir hareket gördüğümüz zaman, şaşkınlık içerisinde kalırız. Aslında şaşıracak bir şey yok. İnsan, hayal gücünde yarattıklarını, gerçek hayat ile birleştirince, yapabileceği seçenekler çoğalır.

Üretmek herkese mahsustur. Asıl olan yaratıcılıktır. Yaratıcı bir düşünce yöntemi oluşturmak için, fiziksel, duygusal ve zihinsel durumun pozitif olması gerekir. Sağlıklı olmak, fiziksel durumu pozitif yapar. Mutlu olmak, duygusal durumu pozitif yapar. Huzurlu olmak, zihinsel durumu pozitif yapar. Kanserli olan bazı hastaların, kuvvetli inancı ile hayalgücünde iyi olacağını yaratarak, gerçek hayata yansıtabildiğini gördük. Yaşamak için bize ne gerekiyor ise, hayat bize onu vermeye hazır.

Hayatın, bireysel olarak herkese yardım edebilecek bir potansiyeli yok. Şayet bu potansiyeli biz oluşturup, gerekli olanları hayattan çekebiliyoruz. Başta ihtiyacımız olan, gerçekten inanmak ve hayalini kurmak. Hayaller boşlukta savrulmuyor. Dönüp dolaşıp bizi buluyor. Fırsatlar ve ihtiyaçlar insanları bekliyor. Biz de onları beklersek, kendi kendimizi yıpratmış oluyoruz.

Girişimcilik, özgüven ve cesaret ile inandığımız hayallerin, gerçeğe dönüşmesi, zaman içerisinde planlanıyor. Bizim düşünerek bulamadığımız denklemleri, bilinçaltı bulup ortaya çıkarmak için, uygun bir yer ve zaman arıyor. Karşılaştığımız bütün etkilerin, analizini yapabilecek bir zeka seviyesinde olmak çok zor bir şey değil. Başarının anahtarı, ruh ve beden ilişkisindeki dengeyi korumak, fiziksel olarak sağlıklı olmak, duygusal olarak mutlu olmak, zihinsel olarak huzurlu olmak ve başarının hayalini kurup, gerçek olacağına inanmaktır.

Süper bir kahramana dönüşemeyiz ama, yapabileceğimiz en iyi fikri yaratırız. Herkese sağlık, mutluluk ve huzur diliyorum.

Benzer yazılar

Yanıt verin.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir