Baş, boyun ve sırt ağrılarında renk terapi

Önceliği ruh üzerinde çalışmaya verir Renk Terapi. Birikmiş enerjilerden kurtulmanın en iyi yolu asana çalışmaları ile meditasyona uzanmak, renk analizleri ve çiçek kokularının algılarımızdaki yüksek değişimleri ile topraklanmaktır. Sık sık birçoğumuzu kronikleşmiş ağrılarından söz ederken duyuyorum. Öncelikle ağrı bölgesi demek, o noktada ciddi bir enerji daralması ya da blokaj var, demektir. Ağrılara ve sızılara önce bu noktadan bakmalıyız. Ağrıyan nokta hafta içinde bir ya da iki kez nüksediyorsa acilen egzersizlere başlamanızı salık veririm.

En sık duyulan baş, boyun ve sırt ağrılarından kurtulmanın en iyi ilacı, Yoga’nın eşsiz asanalarından bilinçli bir şekilde faydalanmaktan geçer. Zihninizi dinlendiremiyorsanız, baş ve boyun ağrılarını sıklıkla yaşarsınız. Hayır demesini bilmiyor ve kimseler kırılmasın diye biriktiriyorsanız geri plandaki enerjiler durağan halde bekleşmeye, birikmeye başlarlar.  Boyun ve baş bölgesi 5. Çakra alanımızın merkez enerji alanıdır. Enerji rengi mavidir. Açık maviden başlayarak İndigoya doğru yükselen bir koyuluk hali vardır. Tepe çakramıza kadar temas halindedir. Ayrıca 4. ve 3. Çakra üzerinde gelişim duygularını besler. İfade biçimimizin sözcüklerle buluştuğu uzun ifade kanalımız.  Boyun, sırt, baş ve omuzların huzura kavuşması için Mavinin açıktan başlayarak fazla koyu tonlarına girmeden boynunuza bir fular bağlamakla başlayın. Nefes çalışmak bu alandaki enerji akışını güçlendirecektir ama önemli bir noktaya dikkatinizi çekmek istiyorum, nefesle birlikte sesler de çıkartmak mühimdir. Mümkün olduğu kadar nefesinizi sesle dışarı vermeye çalışın, bunun avaz avaz olmadığını da dip not düşmeliyim. Sesin titreşimleri sizin kanallarınızı açacak ve kendinizi duymanızı sağlayacaktır. 

“Nefes alır ve nefesinizi yedi kez tutarsanız, oksijen tüm kan dolaşımınızda dolaşacaktır .” Ateş solunumu dediğimiz çalışma Kırmızı renk kullanılarak yapılır, her nefes alışta kırmızı rengi imaj etmek ve verirken yine kırmızı ile tekrar etmek gerekir. Bu çalışmayı günde üç kere beş dakikalığına yaparsanız değişimi bir hafta sonra anlarsınız. Ayrıca 5. Çakra renk asana dediğimiz farklı bir çalışma ile de bu çakramızı güçlendirerek enerji blokajlarını önce temizlemiş, sonra güçlendirmiş oluruz. O gün Mavi renk giymekle başlayın ve bunu 21 gün boyunca devam ettirin. Lavanta yağı kullanarak, kulak arkası meridyen noktalarınıza yağdan ikişer damla yedirin. Ense kökünde lavanta yağından alacağınız 3 damla ile sağdan sola dairesel hareketler yaparak bedeninizin emmesine, titreşimin dağılmasına izin verin. Ellerinizde biriken Lavanta kokusunu tıpkı bir çiçek koklar gibi içinize derince çekin, birkaç saniye tutup bırakın. Bu ritmi yaklaşık 3 dakika yapın. Rahat bir oturuş sağlayın kendinize ve gözlerinizi kapatın. Lavanta kokusunu hissetmeye ve nefesle birlikte çalışmaya devam edin. Lavantanın rengini anımsayın ve her nefes alışınızda bu rengin içinizde dolaştığını hissedin. Artık ŞİMDİ’desiniz. Uyku ve uyanıklık arasındaki bu halde bir süreliğine kalıp keyfini çıkartın.

Başka bir titreşim gücü de, Mavi çarkıfelek (Pasiflora Coerulea) çiçeğidir. Bu çiçek şifa sürecini hızlandırır. Özel olarak hazırlanmış bu çiçeğin özünü sadece birkaç damla sıcak su ile içmek (homeopati) ya da yağı ile yatmadan önce Nefes çalışmak (21 gün boyunca) ve bir gün sonraya zinde varmak için mükemmeldir. Yalnız önemli bir uyarı daha, bu çiçeğin özünü fazlaca kullanırsanız uyku halinden kurtulamazsınız ama yok benim deliksiz bir uykuya ihtiyacım var, diyorsanız o zaman yine de ayarında olmak kaydıyla kullanabilirsiniz, derim. Hiçbir yan etkisi yoktur. Bu çiçek özlerine ulaşmak ülkemizde biraz zor ve pahalı değerlerle temin edilebiliyor, bu yüzden bu yıl Nepal dönüşü çantama attığım bir başucu çiçeğimdir kendileri. Renk Terapi ile çalışırken uzman bir Renk Terapisti ile çalışmak, doğru yol için kılavuz bulmak gibidir.

Mavi rengin 21 günlük kullanma periyodunda sabah, öğlen ve akşamları ayıracağınız beş dakikalık çalışma, renk meditasyonu, çiçek özleri ile Meditasyon ve elbette ki Mavi giyim ağırlıklı kendinize zaman ayırırsanız sonucun nasıl da mükemmel olduğunu göreceksiniz.

Bugün birçok terapist, Bach Çiçek Terapisi, Aura soma-Bioenerji-Reiki, Çigong, Yoga gibi nature terapilerle ruh, beden ve akıl üzerinde olumlu sonuçlar, gelişmeler kaydediyorlar. Dünya yeniden doğuş için Doğa’dan destekleniyor, yaşam gücümüzün topraklarda, havada, suda, ateşte olduğunu artık daha iyi kavrıyoruz. Rahatsızlığı nedeniyle fizik tedavi aşamasında iken bir taraftan da Yoga ve Meditasyona başlayarak, şifalananların sayısı gün geçtikçe artıyor. Hepimiz doğru yolları buluyoruz, farkındalıkla bakabiliyoruz yaşadığımız evrene, hayata.  Kendimize kurduğumuz Renk alanlarımıza daha farkındalıklı bakabilmemiz dileklerimle…

Benzer yazılar

Yanıt verin.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir