İnsan; Ruhu, Kalbi ve Zihniyle Yaşamda Dengeyi Koruyandır

Her insan okunası meçhul bir kitaptır
Okumak isteyen gönüllerde
Her insan ruhunun cevherini yansıtır yaşam sahnesine
Kimi varlığıyla aydınlatır, gözümüzü alır ışığı
Kimi varlığıyla düşündürür, birer öğretidir her yaptığı
Kimi fikri ve zikriyle elem verir, birer sancıdır yaşattıkları
Ve her insan öğrenir ya da öğretir nihayetinde
Ruhunun olgunluğu her ne düzeydeyse
Onu yansıtır insan varlığıyla
Sevgi en yüksek enerjidir insanı yücelten her boyutta
Korku, nefret ve kibir ise,
En düşük enerjidir ruhu karanlığa hapseden
Her koşulda değerinden değer kaybettiren
Her insan kendi imzasını atar hayat kitabına
Ya ebedi hatırlanan kalplerde
Ya da tozlu raflarda maziye terk edilen
Meçhulden başka nedir ki insan yaşam sahnesinde
Ezelden gelen ve ebediyete göçen

İnsan; Ruhu, Kalbi ve Zihniyle Yaşamda Dengeyi Koruyandır

Düşünür mü insan, neden varlık gösterir hayatta? Nedir yaşam amacı? Yaşama nasıl bir katkı sağlar varlığı? Yoksa sadece yaşamın kaynaklarını tüketmek midir yaşam gayesi? Her insan kendi sorularının yanıtlarını arar hayatta. Bu nedenle yaşamın anlamını aramak ve yaşama anlam katmak gibi bir gayeniz varsa, sorularınız olsun yaşama dair.

İnsan yaşamın koynunda yüksek benliği, bilinci ve doğal zekâsıyla bulunan muhteşem bir canlıdır. İnsan varlık amacını destekleyen niteliklerini koruyup, desteklemeyen her ne varsa gerektiğinde bırakabilmelidir. Yaşamda denge ancak bu koşulda sağlanır. Dengede olmayan her şey sadece kaos yaratır. Yaşamın her zerresi denge üzerine kuruludur. İnsan; ruhu, kalbi ve zihniyle dengeyi koruması gereken bir canlıdır. Belki de en önemli yaşam gayesi dengeyi yakalamak olmalıdır. Sonsuz huzur yaşamda, ebedi dengeyle ancak var olur.

İnsan özgür seçimleriyle yaşamını kurgulayandır. Ya kabul ya da ret vardır yaşamın her anında. İnsan kabulleriyle seçimlerini yaşamına yansıtır. Her seçim insanın bilincini onurlandırır ve değer katar varlığına. İnsana her seçimi, yaşamın hakikatini öğretir. Yaşamın içinde her insan kendi varlık amacını bulur. Çünkü hiçbir şey amaçsız değildir varoluşta. Amaçlar insanı yaşama bağlar. Ve ruh, bedeniyle her deneyiminde yaşamın içinde varlık amacını arar.

Hayatındaki türlü bilgi yığınları arasında seçim yapma gereksinimi hisseder insan. Kavramlar dünyasında anlam arayışı başlar sonra. Oysaki tüm anlamlar, ruhun derinliğinde saklıdır. Yeter ki insan, ruhunun sesine kulak versin ve dinlesin sadakatle hakikati nedir diye. Kendini seven ve özünde taşıdığı kudrete sahip çıkan her insan, ışığına da sahip çıkar hür iradesiyle.

Kendine gönülden değer veren ve kendini koşulsuz seven insanlardır yaşamına da değer katan. Gerçek sevgiyi özünde yakalayan her insan, yaşamı da koşulsuz sever. Sevgi aydınlığı temsil eder. Ve karanlık ışığın hüküm sürdüğü hiçbir zerrede yaşamaz. Akıl, mantık, duygu ve sezgisel nitelikleriyle düşünen ve deneyimleyen insan sevgiyi varoluşunun her anında hisseder.

Düşünce ve duygularını yüksek frekans titreşimde tutabilenler, yaşama dair güzel niyetleri olanlardır. Niyetlerinizdir özgür seçimlerinizi belirleyen en önemli etken. Ruhun bilgeliği yaşamda tüm deneyimlerin yüce mimarıdır. Bu nedenle duygu, düşünce ve niyetlerine sahip çıkmalı her insan.

Yaşam her birimizin hikâyesiyle anlamlı ve bir bütündür. Yaşama güzel hikâyeler bırakalım insanlığımızla. Her acı hikâye insanlığın kalbine açılmış bir yaradır. Kanayan her yara, insanlığın ruhunu acıtır.

Benzer yazılar

Yanıt verin.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir