Beklenmeyenin etiği: kırılgan dünyada sarsılmadan kalmak

İnsan aklı düzeni sever. Olanı anlamlandırmak, olacak olanı öngörmek ister. Planlar yapar, ihtimaller hesaplar, riskleri sayıya döker. Fakat hayat, çoğu zaman bu düzenli aklın dışından konuşur. Nadiren görülen, öngörülemeyen ama gerçekleştiğinde her şeyi altüst eden olaylar vardır. Bu tür olaylar, yalnızca sonuçlarıyla değil, insanın kendine olan güvenini sarsmasıyla da yıkıcıdır.

kırılgan dünyada sarsılmadan kalmak

İşte tam bu noktada, insanın dış dünyayı kontrol etme iddiası çöker. Çünkü bazı şeyler ne tecrübeyle, ne bilgiyle, ne de istatistikle tam olarak kavranabilir. Beklenmeyen gelir; hesapları bozar, anlamı geciktirir, güveni yaralar. Fakat bu yıkım her zaman dışarıdadır. Asıl mesele, insanın bu yıkım karşısında nasıl durduğudur.

Bazı insanlar için beklenmeyen, panik ve öfke doğurur. Kayıp, hemen haksızlığa dönüşür; belirsizlik, korkuya. Oysa başka bir tutum mümkündür: Olanı olduğu gibi kabul eden, ama kendisini olanla özdeşleştirmeyen bir duruş. Çünkü her şey bizim kontrolümüzde değildir; fakat her tepki bizim sorumluluğumuzdadır.

Bilgelik, her ihtimali bilmek değildir. Bilgelik, bilinemeyeni baştan kabullenmektir. Hayatın her an yön değiştirebileceğini içselleştiren bir insan, şaşkınlıkla değil sükûnetle karşılar sarsıntıyı. Bu, edilgen bir kabulleniş değil; aksine, içsel bir disiplinin sonucudur. Dış dünyanın kaotik doğasına karşı, iç dünyayı düzenli tutma çabasıdır.

Beklenmeyen olaylar bize bilginin sınırlarını öğretir. Aynı zamanda karakterin sınırlarını da görünür kılar. Çünkü kriz anında insan, sahip olduğunu sandığı değerlerle değil, gerçekten içselleştirdiği erdemlerle ayakta kalır. Servet, statü, planlar ve beklentiler kolayca dağılabilir; fakat ölçülü bir akıl, tutarlı bir vicdan ve sakin bir zihin kolay yıkılmaz.

Bu yüzden asıl hazırlık, geleceği tahmin etmeye çalışmak değil; geleceğin her an farklı bir yüzle gelebileceğini kabul etmektir. Hayatın adaletsizliğine karşı adil kalabilmek, belirsizliğine karşı ölçülü davranabilmek ve kaybına rağmen insan kalabilmek… İşte gerçek dayanıklılık burada başlar.

Beklenmeyen, insanı sınar. Fakat insanın değerini belirleyen, başına gelenler değil; başına gelenler karşısında kim olarak kaldığıdır.

 

Mahmut Yetkin

Yazar

Benzer yazılar

Yanıt verin.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir