Bu yaşam senin rüyan

Neşe, sevmek, sevilmek, ağlamak, öfkelenmek bu duygular senin düşünce tohumların… Nerede bir acı, çatışma, kıtlık, savaş varsa senin içerideki duygularının dışarı yansıması ve gerçeğe dönüşmesidir. Dünyadaki savaşların adaletsizliklerin sebebi nedir biliyor musun; içimizdeki savaşın dışarı yansıması… Bilinçaltımızda karın bölgesi dünyamız anlamındadır. Bak iki elini göbek deliğinin yanına koy işte orası senin dünyan, bu dünya senin duygu ve düşünce tohumlarının yeşerdiği yer.Negatif düşünceden dolayı alınan kilolardan tut, bağımlılıklarımıza kadar birçok şey iki elini koyduğun göbek/karın bölgesinde toplanır. Bazılarımız zayıf bazılarımız şişkin bir dünya yaratırız. Bilinçaltına attıklarımız burada toplanır. Bilinçaltını, üstüne getirmediğimiz zaman mutsuzluktan birçok hastalığa, öfkeye, savaşa, umutsuzluğa neden olur ve dışarı yansıtırız…

Duyguları dönüştürmenin yolu farkında olmaktır. Denge yaşamın en basit ve mükemmel halidir. Doğada her şey denge üzerine kurulur… Dış dünyanda acı, çatışma, yokluk, mutsuzluk gibi yansımalar senin iç dünyanda ektiğin tohumlardır. Doğada insan ile eş değer şey ağaçtır. Bazı ağaçlar köklü, bazı ağaçlar ince, bazı ağaçların dalları çoklu yaprakları canlı veya cansızdır. Bir ağaçla aramızdaki tek fark bizler gibi istekleri yoktur.

TANRIM bugün neden yağmur yağmadı, neden güneş açmadı veya beni niye sevmiyorlar gibi beklentileri yoktur. Bu ona acı vermez. Olduğu gibi mutludur… Doğadaki her şeyin; taşın, toprağın, bitkinin, çimenin bilinci vardır ama istekleri yoktur… SADECE SEYREDER TANIK OLURLAR. Peki sen hiç düşüncelerine tanık oldun mu? Kendi iç dünyanda yaratmış olduğun rüyada acı, çatışma, kıtlık, sevgisizlik gibi duyguları yaşıyor musun? İstek ve beklentilerin yüzünden acı çektin mi veya hala isteklerin devam etmekte mi? Evet diyorsan rüyanı tekrar yazmamız için ne bekliyorsun… Yüreğine ekeceğin her güzel tohum dışarda çiçek açacak. Ruhun bir bütün tam ve dengeli yaşamana aşk ile akacak… Sakın hiç olup kenarda bekleme, farkında olup kabul et sorumluğu… Bu yaşam senin rüyan, senin yolun, kendin olmakla başlar illüzyonun sonu…

Önce kendine bir mektup yaz mesela; ister ağla, ister gül, ister berduş ol, dök içindeki her şeyi, kime kızdın? Anne, baba, akraba, eş-dost dök içinde yaşadıklarını… Kabul et korkularını, tutma içinde onları, onlar sadece düşünce, enerji…  Kabul etmekle başlar her şey, içinde bir şey kalmasın ta ki gözlerini kapatıp kalpten kimi görüp kimi düşündüysen ona tebessüm edene kadar yaz… Dışarıdaki illüzyonu sen bitireceksin, içten ol. Sonra yazdıklarını yak gitsin. Gözlerin de görsün şahit olsun…

Bak bahar geliyor, çiçekler açacak, güneş, ay, yıldızlar, toprak ananın yüceliğinde doğacak…

Şimdi yeni bir mektup yaz. Bu sefer sadece kendine… “Seni seviyorum aşkım” de sadece kendine ilk tohumun bu olsun.. Aşkı aradım sen de buldum-mutluluğu aradım sen de buldum-barışı aradım sen de buldum sevgiyi aradım sen de buldum-huzuru aradım sen de buldum-o sensin dostum… İşte yüreğine iyilik, empati, sevgi, saygı gibi tohumlar ektiğin sürece dışarıdaki dünyada ektiğin tohumların çiçeklerini göreceksin… Gel bir de seninle bilinçaltı bahçene bakalım ve o bahçeye de ne istiyorsan onu ekelim..

Sen değişirsen o iki elini koyduğun dünyan değişecek-sen değişirsen dışardaki illüzyonun gerçeğe dönüşecek… Kimseye dışarıya negatif enerji verme. Nefesin senin yardımcın, ektiğin tohumun can suyu olacak…

Bir bahçen olsun mesela; kapa gözlerini bak o bahçeye sararmış otlar var mı? Varsa temizle onları bitene kadar sabırla, yerine en sevdiğin çiçekleri ek, renkli taşlar koy, belki bir havuz istersin, belki aşk, belki gülen dostlar, belki para ağacı, belki o bahçeyi büyütmek istersin içine ışık, sevgi, barış, mutluluk ekersin ne ekmek istersen onu ek… Kopardığın o sararmış otlar senin bilinçaltında tuttukların, onları temizlerken sana şifa olacak… Unutma bu senin sadece ve sadece senin rüyan…Yavaş yavaş büyüt o bahçeni…

Sen değişirsen ben -ben değişirsem biz olacağız… Ha unutma ne zaman bir şey düşünsen; sorunu dışarı değil direk kalbine sor… Bu yaşam senin rüyan.

Sevgiyle kal…

Yazar Hakkında

Benzer yazılar

Yanıt verin.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir