Cevaplar SEN’de

İnsan yedi kapılı bir varoluş yolculuğu sergiler. Her kapının kendi içinde anlamları vardır.

  • Birinci kapı, maddiyatın kapısıdır ve parayı, gücü, sahip olmayı, özgüveni ve hırsı temsil eder. Canlılığın, mutluluğun, fiziksel hareketliliğin, yaşama sevincinin, azmin merkezidir
  • İkinci kapı, arzuların kapısıdır ve zevki, acıyı, cinsel duyguları, yaratıcılığı, kıskançlığı ve nefreti temsil eder. Neşenin, eğlencenin, çözüm odaklılığın merkezidir.
  • Üçüncü kapı, yönetmenin ve mükemmeliyetçiliğin kapısıdır, kişisel güç, ahlak, onaylanma duygusu, kabul görmeyi ve zekanın, ince düşünmenin, birlikte yaşamanın, takım çalışmasına eşlik etmenin ve sürdürülebilirliğin merkezidir.
  • Dördüncü kapı, şefkatin ve sevginin kapısıdır. Dengenin ve paylaşmanın, dünyaya ait olan ile ruha ait olan arasında dengeyi sağlar. Güvenin, huzurun, teslimiyetin ve eşlik etmenin merkezidir.
  • Beşinci kapı, ilhamın, iletişimin ve kendini ifade etmenin kapısıdır. Duygularını ifade etmek, bilgeliğiyle karşılaşmak, kendini ve başkalarını şifalandırmak, olayların içerisinden sakin kalmanızı sağlamak bu kapının özellikleri arasında yer alır. Güvenin ve anlayışın merkezidir.
  • Altıncı kapı, sezginin ve ilişkilerdeki detayları görebilmenin kapısıdır. Altıncı hissin, kaybetme korkusunun, bağımlılığın, esnek olmanın, fiziksel bedenin arzuları ile kalbin bilgeliği arasındaki çelişkiyi gösterir. Alacağınız kararların netliğini size fark ettiren içsel bilgeliğin merkezidir.
  • Yedinci kapı, kendi varlığınla bir olmanın kapısıdır. Kendini bütün olarak kabul etmenin, değerli olmanın, bütün olmanın farkındalığını yaşatır. Yaşamla birleşmenin merkezidir.

cevaplar sende

Bütün bu kapıların da kendi içlerinde korkuları ve negatif inançları vardır.

  • Birinci kapının negatifleri; Kendine odaklı olmak, güvensizlik, şiddet, açgözlülük, öfke, değersizlik duygusu.
  • İkinci kapının negatifleri; Yeme içmeye veya sekse aşırı düşkünlük. Cinsel zorluklar yaşamak. Karmaşa, amaçsızlık. Kıskançlık, haset, sahip olma hırsı, kabul görme isteği.
  • Üçüncü kapının negatifleri; Mükemmeliyetçilik, onaylanma arzusu, reddedilme korkusu, başkalarını kontrolü altına alma, öz eleştirel düşünceler, hayal kırıklığı, sinirlilik.
  • Dördüncü kapının negatifleri; Kendini bırakmak, sevilmeme korkusu, üzüntü, kızgınlık, alınganlık, kıskançlık, kin tutmak.
  • Beşinci kapının negatifleri; Telaş, düşük özsaygı, kendine güvensizlik, kindarlık, öfke, alınganlık, kaybetmek korkusu.
  • Altıncı kapının negatifleri; Endişe, isteri, stres, korku, şok, sinir, depresyon, baş ağrıları, konuşma ve kilo problemleri.
  • Yedinci kapının negatifleri; Karmaşa, sinirlilik, stres, düşüncelerde katılık, yaşamın anlamsızlığı ve aşırı anlam yüklemesi yüzünden yaşamdan soyutlanıp inzivaya çekilme…

Ve insanın iradesini, varlığını, yaşamını etkileyen bu kapıların ardında olan bitenlerin farkındalığına dair de dört bilgi vardır…

  • Kişi her bir kapının ardında olandan haberdardır ve ne yapacağını biliyordur, Yani kişi tüm varlığıyla oradadır ve VARDIR… Kişi kendi varoluşunun içine doğmuştur ve çabasız gerçekleştirir çoğu şeyi…
  • Kişi kapının ardında olanlar konusunda bir fikir sahibi olduğunu düşünür fakat ona nasıl erişeceği konusunda bir bilgisi ve deneyimi eksiktir. VARDIR ama eksiktir. Kişi bir gerçekliğin içine doğduğunu bilir fakat onu elde etmesi çabalaması gerekir.
  • Kişi kapının ardında olan biten hiçbir şeyden haberi yoktur Hatta kapıdan bile haber yaşar, YOKTUR. Bu yokluk yüzünden acı çeker, kısır döngüde dolanır durur, soru sormayı bile hatırlamaz, yaşadığı şeyin kendi makus talihi olduğunu düşünür. Yapabileceği en fazla şey yaşadıklarını birileriyle paylaşmak olur fakat anlatıp rahatladıktan sonra tekrar gidip o döngüye dahil olur. Kişi kendi gerçekliğinde YOKTUR… Neyin eksik neyin tam olduğunu bilmeden bir ömür sürer ve öyle de ölür.
  • Kişi yaşadıklarının anlamsızlığı ve kendisinde yarattığı acının son bulması gerektiğini düşünür. Çaresi kendisine göre onda değildir. Yaşadıklarının çözümünü gider başkalarında arar. Öğretilere dahil olur, inanç sistemlerine atılır, kurslara gider, öğrenmeye çalışır, çalışır ve tekrar çalışır. Kendisinde olmayan şeyi inşa etme çabasında bu yokluğun hangi araçla dolacağını ve dönüşeceğini bilmez. Bu yüzden çok fazla araca sahip olur ve YOKTUR ama vardırın içinde eksik bir yaşam sürer gider. Açlığı ona hazmedemeyeceği kadar bilgi yükler ve o bu bilgiler altında ezilir gider.

Hakikatin insan bilgeliğindeki yeri çok net ortada. Sadece kendi arzu ve isteklerine bakıp nerede durduğunu görebilir. Canını yakan şeylerin listesini yapıp onu aşması için yapması gerekenleri tespit edebilir. Bunu yapamayacak bir bilgelikte ise destek alabilir fakat günün sonunda kendisine vardığında, içsel olarak huzura erebilir. Yollar ve yolculuklar size yüzlerce öğreti ve düşünceyi dayatabilir fakat sizin hakikatiniz dünya ile olan bağlarınızın gücü ile ilintilidir. Bağınız güçlü ve size zarar veriyorsa gevşetin, bağlarınız zayıf ve zarar görüyorsanız kuvvetlendirin.

Bu kadar basit ve düz bir hayatın içinde mutlu olmak için, çok boyutlu bilgilere ve üstatlara ihtiyacınız var mı? Ne kadar yoksanız o kadar VARDIR… Diyerek, yolunuzun sizi mutluluğa taşımasını diliyorum…

 

 

Benzer yazılar

Yanıt verin.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir