12 Aralık, 2018

Ruh Beden Zihin Döngüsünde Ruh Eşi ve Ruh İkizi Kavramı

İnsanlar; özellikle spiritüel dünyaya adım atmış olanlar kendi yolculuklarında karşılaştıkları karşı cinsteki karakterleri ruh ikizi ya da ruh eşi görmeyi kendisine vazife edinmiş gibi hareket etmektedir. İşin başında bir bilgi varsa ve bilgelik akıyorsa ona duyulan hayranlık biraz güzellik ya da yakışıklılık ile bezenmişse ortaya birbirinden hoşlanan karakterler çıkmaya başlıyor. Ruh eşi ve ruh ikizini çok sayıda insanda deneyimlemeyi seçen spiritüel karakterlerin listesi de bu yüzden epeyce kalabalık oluyor. E dile kolay, yüzlerce hatta belki de binlerce kez gelip gidiyordur ve her geliş gidişte birileri eş oluyordur illaki. Bu eşlerin tamamına yakınının bu hayatında olması ve onunla karşılaşması kadar normal bir şey olamaz diye düşünüyor olmalı bu insanlar. Böylesi bir ortamda çoğalan ruh eşleri ve ikizleri, sınırsız döngünün son ayağında birbirlerine kavuşup geçmiş hayatlarındaki tüm dersleri birlikte verecekleri gibi bir gaflete düşerek yaşam yolculuğuna devam ediyorlar.

Ruh Beden Zihin Döngüsünde Ruh Eşi ve Ruh İkizi Kavramı

Anlaşılan şeklin dışına taşarak faklı bir bakış açısı ile olaya yaklaşıp, farkındalıklı yolculuklarda ruh eşi ya da ikizi olarak tanımlanacak çok sayıda karakter de oluşturabilirsiniz, çocuğunuz, anne ve babanız, kardeşleriniz, iş ortaklarınız hatta müşterileriniz bile bu alana dahil olabilir. Ama işin özü öyle işlemiyor, onlar daha çok akraba ve arkadaş sınıfına dahil ediliyor, ruh eşleri ve ikizleri başka bir süreci deneyimlemeli diyerek (farklı cinsel tercihlere sahip olanlar olabilir) karşı cinsle tamamen seks temelli ve farkındalık sohbetli bir yolculuğa dair olunuyor.

Ruh eşi ve ikizi kavramlarında yaşanan bu kavramsal kargaşaya ben de kendimce farklı bir bakış açısı ile yaklaşmak istiyorum. Özellikle ruhun yolculuğu konusunda edindiğim bilgiler neticesinde yapacağım bu tespitleri.

Ruh Beden Zihin Döngüsünde Ruh Eşi ve Ruh İkizi Kavramı

Ruh eşi, ruhun kendisini ait hissettiği yer olan BEDEN’i temsil ediyor. Ruh kendi tekamülünü gerçekleştirmek için bir araca ihtiyaç duyuyor ve bunun için en doğru araç ise ruha yolculuğu boyunca eşlik edecek olan beden oluyor. Beden, ruha EŞ’lik ederken onunla bu yolculukta acılar çekmeyi, hastalanmayı, düşmeyi, kalkmayı, yanıt aramayı, özgürleşmeyi, ait olmayı ve köklenmeyi deneyimliyor. İki’den BİR olmanın savaşını veriyor ruh ve beden. Bu birlikteliğin uyumlu hale gelmesi, birbirlerini anlaması ve dönüşmesi için gerekli olan tüm doneleri ise enerji bedenimizle birlikte zihnimiz ve bilinçaltımız içinde barındırıyor. Evet Zihin, Akıl, Bilinç, Bilinçaltı, ID gibi kavramlarla bedenin ve ruhun çevresini saran, bilme ve biliş halleri ruhun ikizleri olmakta. Çünkü insan, doğduğu andan öldüğü ana kadar geçen zaman sürecinde deneyimlediği ve zihninin anlam yüklediği tüm karakterleri ve kişilik hallerini kendisi sanmaya devam ediyor.

Evet, insan doğduğu andan itibaren yüzlerce role bürünüyor ve bunların her birini kendisi sanıyor yani RUH’unun tekamül yolculuğundaki gerçekliği olarak görüyor. Çocuk olan BEN, anne ve babaya ait olan BEN, öğrenci olan BEN, çalışkan/tembel BEN, sevgili olan BEN, baba ya da anne olan BEN, çalışan BEN, yöneten BEN, öğrenen BEN, öğreten BEN, hasta olan BEN, iyi olan BEN, dönüşen BEN, arayan BEN… Ne kadar çok BEN’lik var değil mi? Hepsi de RUH’un ya da insanın içsel yolculuğunda zihninin yüklediği anlamlar ile kimlikleşen ikiz benlerin kendisini ifade ediyor gibi.

Ruh Beden Zihin Döngüsünde Ruh Eşi ve Ruh İkizi Kavramı

Ruh ikizi ve eşi kavramlarını kendi dünyasında içselleştiren ve varlığına ait cevapları sürekli olarak dışarıda arayan insan, ruhuna ait gerçeklikleri de kendisine ait olduğunu düşündüğü/sandığı bedenlerde aramaya devam ediyor. Bu arayışta ruhuna yakıştırdığı, kadın ve erkek modellerini kendisine eş ve ikiz belleyerek kendi yolculuğundan daha da uzaklaşarak acılar çekmeyi de tekamülünün bir yansıması ya da gerçekliği sanıyor. Endüstrileşen farkındalık yolcuğunda, ne kadar çok ikize ve eşe sahip olunursa o kadar üst boyutlara geçiş yapılacağını düşünen farklı karakterlerde bu dönemde iyice ayyuka çıkmış durumda. Kendi kafalarına göre yaşam boyutları (3. Boyut, 4. Boyut ve 5. Boyut) icat edip bu boyutların üçüncüsünü henüz olmamış ama gelecek vaat eden insanlara ayıran kavram üreticileri, kendilerini de beşinci boyuta taşıyıp burada aldatma kavramı yok, beden yok, ama cinsellik var ve karşılaşmalar kendi içinde bilmeyi taşıyor, ahir zamanlarda ruh ikiziydik, ruh eşiydik diyerek kendi yollarını inşa ediyorlar.

Hayatın her alanında olduğu gibi bu alanda da kirlenmişlik ve sapmalar olacaktır. En ideal fikir ve düşüncelerin bile içine insan girdikten sonra değiştiği, amacından uzaklaştığı, özünü yitirdiği ve artık insanlığa zarar verir hale geldiği bir sistemin içinde bu tarz şeylerin de olması çok normal olacaktır. Fakat bu olanları ve olacakları görüp, içsel olarak kendini korumayı ve av olmamayı öğrenmeli artık. Kendi bütünlüğünde tamamlanıp, her bir parçasını sevmeyi öğrenmeli ve yoluna devam etmeli. Öğretilerin, bedeninden özgürleş, zihninden özgürleş, düşüncelerinden özgürleş, fikirlerinden özgürleş, ruhundan özgürleş ki BEN açığa çıkayım sözleri ile tamamen kendi gerçekliğini yitiren ve ne olduğunu çözemeyen bunun içinde ciddi psikolojik sorunlar yaşayan insanlar var. Bütün bu öğreti, düşünce, eylem ve dayatmaların içinden çıkıp, kendinizi bütünleştirmenin ve varlığınızı onurlandırmanın ve onu sevmenin bir yolunu bulun. Siz en değerli ve en özelsiniz ve şu anda en iyi siz  yaşamın içinde yer alıyor. Ona saygı duyun ve sımsıkı sarılın.

Benzer yazılar

Yanıt verin.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir