Neverland ve ebedi çocuk

Bu yazımda Peter Pan hikayesinden size seslenmek istedim. Hepimiz bu meşhur hikâyeye aşinayızdır; ayakları yerden kesilmeyen Pan hikâyesi. Büyümek ve çocuk kalmakla ilgili seçimde ince bir çizgi vardır; büyümek ama içindeki çocuğu kaybetmeden. Bilgelik, çocukluğu öldürerek değil, onu taşıyabilecek bir yapı kurarak gelmelidir.

Neverland ve ebedi çocuk

Hepimizin bildiği Peter Pan, Neverland adı verilen hayali bir diyarda yaşar. Neverland’de zaman çalışmaz; orada lagün ağaçlarının ruhu, ormanlar ve gizli mağaralar vardır. Okul, iş, sorumluluklar ya da ahlaki normlar geçerli değildir. Orada kayıp çocuklar, periler, deniz kızları ve korsanlar vardır. Kaptan Hook bu masalın ikinci önemli kahramanıdır; asla büyümek istemeyen Peter Pan’e karşı mücadelesi vardır. Masalın sonunda Wendy ve kardeşleri büyümeyi seçerler ve gerçek dünyaya dönmeye karar verirler. Peter ise hâlâ çocuk kalmaya devam eder.

Peter Pan hep uçar, yere basmayı reddeden bir tavır sergiler. Uçmak özgürlük gibi görünse de ezoterik anlamda; kök çakranın bypass edilmesi, bedenle bağ kuramama hâlidir. Hep yükseklerde fazla eter elementi ve Vayu vardır; doğamıza, yaradılışımıza aykırı bir duruştur bu. Yukarısı gibi aşağısının da varlığını unutmamak; biraz yukarı, biraz aşağı…

Ezoterik çalışmaların içinde bu hep vardır: Yukarısı ve aşağısı. Ölüler diyarı Hades ve gökyüzü katmanı arasında ince bir çizgide gidip gelen ritüeller tamamlanırken alanı ve sizi, şaman mühürler toprak katmanına. Bu mühür; kişiyi az önce master bir bitki ve şamanın elinden eterleşen yolculuktan indirebilmek içindir. Yolculuk bizi içimizdeki Neverland’e de götürebilir, Hades’e de.

Neverland, dünya âlemi ile ruhlar âlemi arasında bir liminal alan gibidir. Periler yaşam enerjisini ve gücünü simgelerken, korsanlar ise ölüm korkusu ve bastırılmış bir gölge gibidir. Neverland’deki kayıp çocuklar ise ezoterik olarak terk edilmiş benlik parçalarıdır. Bu yüzden burası bir ütopyadan çok psişik bir özgürlük alanı gibidir. Hem bir çocukluk cenneti hem de kaotik, tehlikeli bir alan olarak tasarlanmıştır. Kim istemez ki zamanın askıda olduğu bir yerde olmayı? Tıpkı Neverland’de olduğu gibi, düşündüğün anda uçabilmeyi kim istemez ki? En azından ben isterim.

Peter, alt benlik arketipinin saf ama tehlikeli hâlidir. Kaptan Hook aslında Pan’in bastırdığı yetişkinliktir. Hook’un elindeki kanca ise geri dönüşsüz bir karma gibidir. Hikâyede Peter Pan’in korktuğu şey Hook değil, zamanın işlemeye başlamasıdır. Tıpkı Satürn gezegeni prensibi gibi: Zaman, sınır ve bedel.

Sürekli astral alan Neverland’e Pan’in kaçışı gibi… Bazılarımız Pan gibiyiz; kök çakra zayıf olduğunda kişi izafi dünyadan keyif almayı beceremez ve bu alanı mücadele yeri olarak görür. Sürekli astrale, yani Neverland’e kaçış vardır. Bu alanlar “liminal” adını verdiğimiz eşik alanlardır; yani bu alanlar geçmek içindir, yerleşmek için değil. Kısa süreli seremoni gibi temas alanlarında; vizyon, şifa ve ilham ile besleyebilir. Ama kural; kısa süreli gidişlerdir ve elbette ki bir ustanın elleri ile gitmektir.

Puer Aeternus

Okültizmde buna “Puer Aeternus” adı verilmiştir. Latince anlamlı bu ifade, “Ebedi Çocuk” demektir. İnisiyasyonunu tamamlamamış ruhun arketipidir. Buna “Puer Aeternus Tuzağı” adı verilmiştir: Kalıcı olarak takılma hâli. Bu bir kişilik özelliği değildir; bir geçişte oyalanma, eşiği geçmeyi reddetme durumudur. En basit hâli ile ergenlikten bir türlü çıkamamak gibi; kişi yaşını almıştır ancak bu liminal eşiği atlayamamıştır, hâlâ bir ergen gibi davranmaya devam eder. Sorumluluklar bir ağırlık gibi algılanırken, zaman düşman gibidir, bağlanmak ölmek gibi gelir. Bu noktada ruh yüksekte kalır ama köklenemez, derinleşemez. Puer ise çekicidir. Acıdan kaçışı vaat eder, sorumluluksuz ışık sunar, masumiyet hissi verir, ölümü ve zamanı yok sayar.

Okült açıdan uzun vadede o alanda kalmak tehlikelidir. İrade erir, kimlik buharlaşır, enerji sızıntıları artar, astral bağımlılık oluşturur. Ruh yüksekte olunca bedenle bağlantısız kalır. Bu yüzden temel ilke: “Kalmak Yasaktır.”

Gör, geç, sonra geri dön kuralı. Sıkça yapılan master çalışmalar bu sözleşmede kendini gösterir. Asıl inisiyasyon; geri dönebilmek ve toprağa, bedene, topluma bağlanabilmektir yeniden, sıfırlanarak…

Sık sık spiritüel alanda kalmak sizi buharlaştırabilir; arada aşağıya, köke inmek, dengeye gelmek gerektiğini unutmamam ve unutmamanız dileğimle.

Dağlardan sevgiler…

Ayşegül Savaş

Yazar

Benzer yazılar

Yanıt verin.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir