Kendin olmaya cüret et

Duyguların, hayal ettiklerin ve şu anki gerçekliğin sende kapana kısılmışlık hissi yaratıyor mu? Ya da hayatta nasıl ilerleyeceğin konusunda kafan mı karışık? Öyleyse sana söyleyeceklerim var.

Kendin olmaya cüret et

Herkesin bir hikayesi var. Hepsi birbirinden farklı ve çok özel. Ama öyle bir konu var ki tüm o bambaşka hikayelerin ortak noktası:

DUYGULAR

Eğer kendini sıkışmış, arada kalmış ya da kaybolmuş hissediyorsan bu içinde açığa çıkmaya çabalayan bir potansiyelin habercisi.

Herkes türlü şekillerde hayat amacını arar ve kendime bu konuda sürekli sorduğum soru şuydu:

Her farklı bilinç seviyesindeki insanın bulabileceği ya da bulması gereken birşey gerçekten bu kadar zor mu olmalı?

Ve yıllar sonra vardığım sonuç şu oldu:

Hepimiz aynı amacı taşıyoruz: Potansiyelimizi açığa çıkarmak. Kendimize, sevdiklerimize ve insanlığa katkı olacak bu potansiyeli keşfedip kolaylıkla ve keyifli bir hayat deneyimi yaşamak.

Bu farkındalık danışanlarımın ve benim deneyimlerimizde harika sonuçlar verdi. Bu yazıda hayat amacına hizmet eden; keyifli, anlamlı ve dengede bir hayat yolculuğu için ‘’Kendin Olmaya Cüret Et Hareketi’’nden ve 5 önemli adımını bahsedeceğim. Hazır mısın?

KENDİN OLMAYA CÜRET ET HAREKETİ

2019 yılında önce kendimi sonra da benzer durumdaki insanları desteklemek için bir dönüşüm hareketi başlattım: Kendin Olmaya Cüret Et (‘The Be Boldly You Movement’)

Bu hareketin temelinde ise bir ‘’Gaslighting’’ hikayesi yatıyor.

İlk kez duyanlar için ‘’Gaslighting’’ bir psikolojik taciz yöntemidir. Aile bireyleri, arkadaşlar, partnerler ve iş arkadaşları tarafından özdeğerinizi ve özgüveninizi hedef alan uzun ve sancılı bir süreç kısacası. Öyle ustaca yapılıyor ki maruz kalan kişinin bunu fark edip durdurması zaman alabiliyor.

Bu sürecin farkına varıp, sonlandırdığımda ne olduğunu anlamlandırmak için iş, sosyal ve tüm hayatımda uzun bir süre ara verdim. Kendi üzerimde derin çalışmalar yapmamı gerektiren bir sürecin ardından bu dönüşüm hareketi doğdu. Ve şimdiden birçok kişiye ışık oldu.

Hareketin mesajı şu:

Utanç, suçluluk, öfke, yetersizlik, gibi duygularımızın altında değersizlik hissi yatmakta. Kısacası bu duygular değersizlik hissimizin maskeleri. Bu değersizlik hissi zaman içinde içsel kırılmalar ve bilinçli yapılmayan seçimlerle bizleri bu durumu farkedip özdeğerimizle bağlantıya geçmemiz için çeşitli deneyimlere maruz bırakır.

Bu deneyimlere maruz kalmadan, özdeğerimizle bağlantıya geçmek ise keyifli ve amacıyla bağlantılı bir hayat deneyimi sunar.

Peki biz bu bağlantıyı nasıl kurarız? Hayatın bana kattığı şu cümleyi seninle de paylaşmak istiyorum

‘’Duyguların altın pusulandır. Seni hayat amacına yönlendirir. ’’ 

Hepimizin her an elinin altında olan en kolay belirteç duygularımızdır. Sana neşe vermeyen her duygu yukarıda belirttiğim gibi değersizlik hissinin maskesidir ve işe maskeyi kaldırarak başlayabilirsin.

Küçük bir hatırlatma, sürekli mutlu olmak gibi toksik bir niyetimiz yok. Bu oyundaki görevlerimizi bulup tamamlamak amacımız. Ve görevlerimizin pusulası duygularımız.

Kendi üzerimde çalışırken yöntem 5 ana adımda toplandı. Bunlar:

  1. Öz farkındalık
  2. Öz kabul
  3. Öz şefkat
  4. Öz sevgi
  5. Özdeğer

 

  1. Öz farkındalık 

Şaman rehberimin de söylediği gibi herşey farketmekle başlar. Olay sadece spiritüel değil beyin kimyan da bu farkındalığa eşlik eder daha ilk adımdan kendini farklı hissetmeye başlarsın. Bu adım kendine yardım etme kararını verdiğin adım.

  1. Öz kabul 

Ünlü amerikan pskikolog Carl Rogers’ın da dediği gibi; sadece kendimizi olduğumuz gibi kabul ettiğimizde dönüşmeye başlarız. Bu adım oldukça özen gerektirir çünkü her birmizin acıyla başetmek için farklı bir yöntemi vardır. Ve kendimizde beğenmediğimiz, yetersiz bulduğumuz noktalar bir acı ve öfke ile birlikte karşımıza gelir, ki bununla yüzleşmek her zaman kolay olmayabilir.

O yüzden yöntem içindeki adımlar bir merdiven ya da piramit şeklinde değil daha birbiriyle bağlantılı ve döngüseldir. Kişi kendi dönüşüm sürecine o an en kolay uygulayabileceğinden başlayabilir.

  1. Öz şefkat 

Yıllardır öğrendiğimizin aksine yapılan araştırmalar gösteriyor ki, bizi eleştiri değil öz şefkat büyütür. Bir atasözümüz var,

‘’Çuvaldızı kendine, iğneyi başkasına batır.’’

Benim sana söylemek istediğimse kendine acımadan çuvaldız batıran karşısındaki ile empati yapamaz, kendine şefkat gösteremeyen bir birey başkasına şefkat hissetmez. Bu şefkatli davranamayacağı anlamına gelmez çünkü 0-7 yaş arasında şekillenen psişesinde olduğu kadarıyla şefkati taklit etmeyi öğrenmiştir. Şefkati taklit etmek (bilinçli bir taklit değil elbette) içsel anlamda ve derinlemesine bir haz duygusundan uzak ve görev bilinciyle yapılan bir eylemdir.

Bu noktada kendine şu soruyu sormanı istiyorum:

‘’Kendime karşı şefkatli olabiliyor muyum?’’

  1. Öz sevgi 

Şefkat için konuştuğumuz taklit etme konusu öz sevgi için de geçerli. Kendini layığıyla sevmeyen birey içsel anlamda bilmediği alanı bir başkası için de kullanamaz. Zira o alana ilerleyenyol haritası yoktur elinde. Kişi hayatında sevgiyi çalıştıramadığında korku ve kaygıyı aktive eder ve buradan hareket eder. O nedenle kişinin bedeniyle, karakteriyle bütünleşerek kendine yönelik sevgiyi aktive etmesi gerekli. Bu sevgi aktive olduğunda sadece kendi ile değil, çervresiyle olan ilişkileri de yeni bir düzleme oturur. Daha samimi ve içten bağ kurabilme yeteneği katar.

  1. Özdeğer 

Tetiklenen tüm duyguların, taktığımız tüm maskelerin temel nedeni… Özdeğer problemi. Bu problemi yaşıyorsan aşağıda yazdıklarım sana tanıdık gelecektir:

  • İlişkilerimde sürekli veren tarafım
  • İlişkilerimde doğru sınırlar çizemiyorum
  • Biri elimden tutsa neler başarırdım da elimden tutan yok
  • Hikaye aynı isimler farklı (Yine mi ben)

Kurban bilincinden sıyrılıp bunların sadece yol göstericilerin olduğunu kabul edersen dönüşüm yolculuğun başlamış demektir.

Bu beş adımı ve kapsayan ve günlük rutinine kolaylıkla ekleyenbileceğin egzersizler içeren ücretsiz e-mail kursuma katılabilirsin.

https://www.kubraozguvenc.com/oz-degerinle-bulusma-yolculugu

Ben Kimim?

Tekrar merhaba, ben Kübra! Bilim okurken fiziksel hastalığımın iyileşmesi sürecinde spiritüel yöntemlerle tanıştım ve 2008 yılından bu yana kendi üzerimde çalışmalarım devam ediyor. 2017 yılından bu yana da mesleğimi doğum haritamın yönlendirmesi ile değiştirip spiritüel rehberlik ve koçluk çalışmaları yapmaktayım.

Neler yapıyorum?

Başlattığım dönüşüm hareketi kapsamında kurslar, etkinlikler ve birebir çalışmalarla narsisizm, gaslighting gibi durumlara maruz kalmış kişilerin ve özgüven problemi yaşayan bireylerin özdeğerleri ile yeniden bağlantı kurmalarında onlara destek oluyorum.

Neden bu yolu seçtim?

Newton Yasalarının çalıştığı makro sistemlerden, şu an anladığımız ya da henüz kavrayamadığımız başka yasaların çalıştığı alanları ampirik deneylerle keşfetmekti beni bu yola çeken. Doğum haritalarımız kullanma kılavuzumuzdur. Benim kullanma kullanma kılavuzumun beni yönlendirdiği bu alan hayat amacıma hizmet ettiği için bu yolda yürüyorum.

Sevgi ve Işıkla,
Kübra Özgüvenç
Spiritüel Rehber, Konuşmacı & Astrolog

 

Yazar Hakkında

Benzer yazılar

5 1 vote
Article Rating
Subscribe
Bildir
guest

3 Yorum
Eskiler
En Yeniler Beğenilenler
Inline Feedbacks
View all comments
Esma hayriye ekinci
Esma hayriye ekinci
12 Eylül 2022 16:44

oldum olasi hep irite oldugum bir atasozuydu. Bu acidan da benim icin cok anlamliydi. Tesekkurler. Cok guzeldi. Kalemine ve yuregine saglik

Murat Tali
Yönetici
14 Eylül 2022 12:04

Kübra Özgüvenç, Tüm farkındalıkları ile mutlu insanın doğuşuna yaptığın/yapacağın katkı için teşekkürler..

3
0
Would love your thoughts, please comment.x